(506 S. K. m. 24)
Dava: Davacı 20.8.1994 tarihinde ölen oğlu nedeni ile gelir bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı, 20.8.1994 tarihinde vefat eden oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
Mahkeme, davacıya oğlunun iş kazası sonucu vefatı sebebiyle 1.9.1994 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar vermiştir.
506 sayılı yasanın 24. maddesinde ana ve babaya gelir bağlanması şartları gösterilmiş olup değişiklikten önce geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana, babaya gelir bağlanacağı belirtilmiş 4958 sayılı yasanın 35. maddesi ile getirilen değişiklikle geçim sağlama şartının kaldırıldığı, yerine " Sosyal Güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına gelir bağlanması" koşulu getirilmiştir.
Dosyadaki yazı ve belgelerden davacının oğlunun 24.8.1994 tarihinde eşinin ise 22.6.1998 tarihinde vefat ettikleri, davacıya eşinden dolayı 23.6.1998 tarihinden itibaren aylık bağlandığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı yasanın 24. maddesi ile davacının koşulları birlikte değerlendirildiğinde davacıya eşinden dolayı 23.6.1998 tarihinden itibaren aylık bağlandığından yasada da aylık ve gelir almamak koşulu öngörüldüğünden gelir bağlanmasının mümkün bulunmadığı davacının eşinin ölümünden önceki süre de ise, geçiminin ölen oğlu tarafından sağlanmayıp 1984 yılından beri emekli aylığı alan eşi tarafından sağlandığı açık olduğundan yine gelire hak kazanamayacağı ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak istemin reddine karar vermek gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy