(1479 S. K. ek m. 11, Geç. m. 23)
Davacı, 26.11.1997 tarihinden beri isteğe bağlı sigortalı olması ve primlerini Ödemesi nedeniyle sağlık sigorta yardımından yararlandırılmasına ve borç çıktığı tarihte gecikme zamları ile birlikte ödenmesine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 26.11.1997 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olması nedeniyle, prim borcu varsa ödemek suretiyle sağlık sigortasından yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece işlemin reddine karar verilmiştir.
Davacının 26.11.1997-20.5.2002 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak primlerini ödediği, içeriğini bilmeden imzaladığını beyan ettiği 20.5.2002 tarihli terk dilekçesinden sonra, sağlık yardımları kesildiğinde, 7.7.2003 tarihli dilekçesiyle Kuruma başvurarak eksik primlerini gecikme zammı ile ödemek suretiyle sağlık yardımlarından yararlanmak istediğinde talebinin reddedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1479 sayılı Kanunun sağlık sigortasının kapsamını belirleyen Ek-11 maddesinde değişiklik yapan 37.maddesi hükmü ile sağlık sigortasından münhasıran zorunlu sigortalı olanların yararlanmasına imkan tanınmıştır. Bu değişiklikten önce 1479 sayılı Kanuna tâbi sigortalıların tamamı bu yardımdan yararlanmakta iken, bu değişiklikle sağlık sigortasının uygulama alanı daraltılmış ve isteğe bağlı sigortalılar kapsam dışında bırakılmıştır.
Söz konusu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve iptal hükmü 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, 4956 sayılı Kanunun 37.maddesi ile yeniden düzenlenen Ek-11. maddeye göre 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen değişikliğe dokunulmadığından,isteğe bağlı sigortalılar sağlık sigortası kapsamı dışındadır. Söz konusu değişiklik hükmü 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden, ortada herhangi bir yasal boşluktan söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.
Bu durumda, 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 04.10.2000 tarihinden bu yana isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılarının sağlık yardımından yararlanmaları yasal olarak mümkün görülmemektedir.
Ancak, yasa koyucu 04.10.2000 tarihinden önce sigortalı olup, sağlık sigortası primi ödemiş olanlar için özel bir düzenleme getirerek sigortalıların mağdur olmalarını önlemek istemiştir.
Gerçeklen 1479 sayılı Kanunun 4956 sayılı Kanunun 47. maddesi ile ilave edilen geçici 23.maddesi ile "04.10.2000 tarihinden önce 1479 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olarak kayıt ve tescili yapılıp sağlık sigortası primi ödemiş olanlar bu sürelere ait prim ve her türlü borçlarını bu maddenin yürürlüğe girdiği 02.08.20003 tarihinden itibaren 1 yıl içinde talepte bulunmaları ve talep tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemeleri şartıyla bu Kanun hükümleri çerçevesinde sağlık yardımlarından yararlanabilirler" hükmü getirilmiştir. 4956 sayılı yasanın geçici 23 maddesi 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girdiğinden dava tarihi olan 20.8.2003 itibariyle davacının yasadan yararlanma süresi de henüz geçmemiştir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan yasal düzenleme doğrultusunda inceleme yaparak 1479 sayılı Kanunun 4956 sayılı Kanunun 47. maddesi ile ilave edilen geçici 23.maddesi gereğince hak sahiplerine tanınan süre içerisinde prim borcunu ödeyerek sağlık sigortasından yararlanması gerektiğinden, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 19.4.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy