(506 S. K. m. 19, 20)
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin, süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik sonucu uğranılan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat talebinin tefrikine karar verilerek, manevi tazminatın kısmen kabulüne dair eksik İnceleme ile verilen karar yerinde değildir.
HUMK'nun 45. ve devamı maddelerindeki şartlar oluşmadığından maddi tazminat talebine yönelik tefrik kararı doğru değildir.
Somut olayda davacının kesin maluliyeti belirlenmeden sonuca gitmesi hatalıdır. Çünkü sigortalı da oluşan sürekli işgöremezlik oranı ile sigortalıya bağlanan veya bağlanacak olan peşin sermaye değerinin tazminat miktarım doğrudan etkilediği söz götürmez. Hal böyle olunca işçide oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiği açık-seçiktir.
Mahkemece yapılacak iş sigortalıda oluşan kesinleşen meslekte kazanma güç kayıp oranının yöntemince araştırmak maddi tazminat talepleri yönünden de tefrik kararı vermeden bütün delilleri toplayıp talepleri değerlendirerek sonuca gitmekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy