(506 S. K. m. 26, 66)
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının hak sahiplerinin tazminatının hesabında sigortalının işyeri kayıt ve belgelerinden almış olduğu ücret tespit edilebiliyorsa bu bilinen ücretin esas alınması zorunludur. Somut olayda davacılar murisinin ekli TİS belgelerine göre çalıştığı ve ücretinin belirli olduğu ortada iken bilinen ücretin değil de asgari ücrete göre oranlama yapılarak bulunan ücretin hesaplamaya alındığı ortada olup bu varsayımsal ücrete dayalı hesap raporu ve kurulan hükmün usul ve yasaya uygun değildir.
3-Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının hak sahiplerinden davacı Ö. Ç. sigortalının eşidir. Davacı eşin yaşı çocuk sayısı ve Sosyal durumu nazara alındığında bilirkişi tarafından belirlenen ve mahkemece kabul edilen %35 evlenme şansı oranının çok olduğu ortadadır. Bu yönden evlenme şansı indirim oranının %10 'dan fazla olamayacağı gözetilmeden hesap raporu düzenlenmesi ve eş yönünden sonuca gidilmesi yerinde değildir.
1. ve 2. bentler yönünden yapılacak iş davacılar murisinin bilinen dönem TİS belgelerini dosyaya ekleyerek gerçek ücreti baz alan ve eş yönünden % 10' dan fazla olmamak. üzere evlenme şansı verilerek yönteme uygun yeniden uzman bir bilirkişiden hesap raporu alarak sonucuna göre karar vermektir.
4-Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, oluşan elem ve ızdırabın derecesine, tarafların Sosyal ve ekonomik durumuna paranın alım gücüne özellikle 26.6.1966 gün ve 196617-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine oranına niteliğine hak ve nesafet kurallarına göre davacı eş ve çocuklar yönünden talep edilen manevi tazminatların tamamının kabulü gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi de yerinde değildir.
Mahkemenin belirtilen bu maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy