(1086 S. K. m. 388, 489, 432, 438)
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, yerel mahkeme 14.1.2004 tarihli ek kararıyla davacıların temyizinin süresinde olmadığından reddine karar vermiş, ret kararının yeniden temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Yerel Mahkeme, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı, bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hükmün tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 489. maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından, yasada öngörülen 8 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez. Hal böyle olunca, davacının hükmü süresinde temyiz ettiğinin kabulü ile, mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının bozulmasına ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesinde yarar olduğu anlaşılmıştır.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacılar Celal Gedik ve İpek Gedik'in tüm, davacı İbrahim Gedik'in aşağıdaki bendi kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3- Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna 26.6.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre davacı İbrahim Gedik için 10.000.000.000.- TL. manevi tazminat yerine 3.000.000.000.- TL. manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, H.U.M.K. 'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerlerine,
"1- Davacı İbrahim Gedik için takdiren 10.000.000.000.-TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.07.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacı İbrahim Gedik'in maddi tazminat talebinin reddine,
3- Davacılar Celal ve İpek Gedik'in manevi tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
4- Tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına,
5-Alınması gereken 540.000.000.- TL. ilam harcından peşin alınan 343.980.000.- TL. 'nin indirimi ile kalan 196.020.000.- TL. ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
6- Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, 91.555.573.-TL. yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 59.144.427.-TL. yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
7- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı İbrahim Gedik yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.100.000.000.-TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalılar yararına davacı anne ve baba yönünden ret edilen manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı hesaplanan 300.000.000.- 'er TL. vekalet ücretinin davacılar Celal Gedik ve İpek Gedik'ten ayrı ayrı alınarak davalılara verilmesine,
9- Davacı İbrahim Gedik yönünden maddi tazminatın reddi, davacıya ödenen gelirlerin peşin sermaye değerlerinde yargılama sırasında meydana gelen artışlardan kaynaklandığından, reddedilen maddi tazminat miktarı için davalılar yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy