(1475 S. K. m.77) (506 S.K. m. 26, 66)
Destekten yoksun kalma tazminatının hesabında aktif devreyi izleyen pasif devre için de yapılmalıdır.
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi, olay günü Galata Köprüsü, Karaköy Haliç tarafı ayağından sökülen iskele malzemelerini aşağıya attığı sırada dengesini kaybederek beton zemine düşmesi sonucu ölmüştür.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
14.07.2003 günlü bilirkişi raporunda, işverenin % 50, işçinin ise % 50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Oysa, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, bilirkişinin İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşullan göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişi heyeti arasında konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişiye de yer verilerek, konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
2- Öte yandan, davacıların miras bırakanının yaşlılık aylığı almaksızın ve özellikle işyerinde çalışırken iş kazası sonucu öldüğü uyuşmazlık konusu olmadığına göre, 60 yaşından sonra bakiye ömrüne kadar pasif dönemde elde edeceği kazançların hesaplanması gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri gereğidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, özellikle, davacılara bağlanan ölüm aylığının 506 sayılı Yasa'nın 66. maddesinin a ve b bentleri gereğince bağlanıp bağlanmadığı hususu araştırılmadan ve yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalılar yönünden uygulanan Yargıtay görüşünün yanlış değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy