(506 S. K. m. 79) (1479 S. K. Geç. m. 18)
Dava: Davacı, murisi Ümit Yaşar'ın 9.7.1990-24.2.1995 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, Kurum işleminin iptaline ve ölüm sigortasından aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı ölen eşinin; 9.7.1990-24.2.1995 tarihleri arasında bulunan vergi kaydı nedeniyle, bu dönemde Bağ-Kur'lu sayılması gerektiğinin tespiti ile; kendisine ölüm aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Mahkemece istem gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Gerçekten 1479 sayılı Yasa'da 506 sayılı Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Hal böyle olunca geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine karar verilmesine yasaca olanak bulunmamaktadır. Ancak ek geçici madde 13'e göre sigortalı olarak kayıt ve tescilli bulunmak kaydı ile vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmalarını belgeleyen sigortalılar belgeledikleri süreyi borçlanabilirler.
Somut olayda; davacı eşinin sağlığında Bağ-Kur'a hiçbir zaman kayıt ve tescili olmadığı için, borçlanma talebinde de bulunmamıştır. Yine davacı murisinin Bağ-Kur'a önceden kayıt ve tescili olmadığından 4956 sayılı Kanunun 47. maddesi ile eklenen geçici 18. madde hükmünden yararlanması da mümkün değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye Ali Sut Ertosun'un muhalefetine karşı, Başkan Vekili M. Serpil Özgenç Üyeler Osman Can, Asuman Celkan ve Faruk Dertli'nin oylarıyla ve oyçokluğu ile 01.06.2004 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacının istemi, muris eşi Ümit Yaşar'ın 9.7.1990-24.2.1995 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğundan, anılan tarihler arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılarak, primlerin ödendiği tarihi izleyen aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ilişkindir. Davalı Kurum vekili, davacının murisinin 4.10.2000 tarihinden önce Bağ-Kur'da tescili olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmaktadır.
Davacının murisi Ümit Yaşar, 9.7.1990-24.2.1995 tarihleri arasında nakliyecilik faaliyetinden dolayı gelir vergisi mükellefi olup, daha önceden Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescili yoktur.
4956 sayılı Kanunun 47. maddesi ile Bağ-Kur Kanununa eklenen geçici 18. madde; Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdığı halde 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 4.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılıktan sayılır. hükmünü içermektedir. Anılan madde, Bağ-Kur sigortalısı olma niteliğini taşıdığı halde, 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin anılan tarihten başlayacağını öngörmüş, ayrıca bu şekilde tescil edilenlerin sigortalılıklarının, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemeleri ve belgelenen bu sürelere ait hesaplanacak prim borçlarını bir yıl içinde ödemeleri kaydıyla bu süreleri geçmişe yönelik sigortalılık süresi olarak değerlendirme olanağı getirmiştir.
1479 sayılı Kanuna 4956 sayılı kanunla eklenen geçici 18. madde 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, davacının eşi 30.11.2001 tarihinde ölmüştür. İşbu dava ise anılan Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 30.1.2003 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla başvuru süresindedir. Davacının murisi, 9.7.1990-24.2.1995 tarihleri arasında gelir vergisi mükellefi olduğundan, Bağ-Kur Kanunu'nun 24/1-a maddesine göre sigortalı olması gerekmektedir. Ancak Bağ-Kur'a kayıt tescilini yaptırmamış ve Bağ-Kur tarafından da resen kayıt ve tescil edilmemiştir. Bu durumda olanlar için Bağ-Kur Kanunu'na 4956 sayılı Kanunla eklenen geçici 18. madde ile sigortalı olma olanağı getirilmiştir. Davacı bu olanaktan yararlanmak istemektedir. Yasal olan bu istemin davalı Kurum tarafından da kabul edilmesi gerekir.
Davacının kabul edilmesi gereken zorunlu Bağ-Kur sigortalılığından önce ve sonra olmak üzere 358 gün Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı bulunduğundan, her iki sigortalılık birleştiğinde toplam süre 5 yıl 7 ay 13 gün olduğundan Bağ-Kur Kanunu'nun 41/a maddesinde yazılı ölüm aylığı bağlama koşulu gerçekleştiğinden ve davacı belirlenen Bağ-Kur prim borcunu da 26.1.2004 tarihinde ödediğinden, davanın kabulü ile 1.2.2004 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy