(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı Alacaklı vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, ( davalı Alacaklının ) sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Uyuşmazlık 3. kişinin İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasıdır.
Davacı 3.kişi borçlunun eşi olup haciz birlikte oturdukları evde yapılmıştır. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak bu karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delilerle kanıtlanabilir
Somut olayda davacı 3. kişi davalı borçlu olan eşiyle ortak konutlarında 3.10. 2002 tarihinde haczedilen ev eşyalarını, kocası aleyhine bir başka şahsın yaptığı icra takibi sırasında, 15.8.1990 günlü açık artırmada satın aldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir. Haczedilen ev eşyalarının daha önce yapılan icra takibi sırasında davacı tarafından açık artırma ile satın alındığı, dolayısıyla davacının bu mallara malik olduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiş isede bu sonuca eksik araştırma ve inceme ile varılmıştır.Mahkemenin hacizli mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapması ve haczedilen eşyaların gerçekten ihale ile satın alınan eşyalar olup olmadığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Davacı kadının gelir ve kazancı bulunduğu tartışmasızdır. Davacı tanıkları iddiayı destekler nitelikte açıklamada bulunmuşlardır. Bu durumda davacının dayandığı eski tarihli faturaların ( 5.7.1997,23.1.2001 tarihli ) dava konusu hacizli malları kapsayıp kapsamadığının öncelikle tespiti, daha sonra, faturaların naylon fatura olmayıp gerçek fatura olduklarının saptanması, bunun içinde fatura dip koçanlarının getirtilerek incelenmesi, faturayı düzenleyen firma yetkili temsilcilerinin dinlenmesi, gerektiğinde faturayı düzenleyen firma defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak faturaların ticari defterlerde, hacizli malların da şirket envanterinde kayıtlı olup olmadıkları, tespit edilerek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 5.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy