(506 S. K. m. 79, 130)
Dava: Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Mahkemece bilirkişi raporlarına dayalı olarak SSK'ca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammının iptaline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli nitelikte değildir.
Dosya içerisindeki bilgilere göre 506 sayılı Yasanın 79/7. maddesi uyarınca ek prim tahakkukuna konu olan ve müfettiş tutanağın da ismi geçen bir kısım işçilerin aynı mahkemenin 2002/57 esas sayılı dosyasında hizmet tesbitine ilişkin dava açtıkları anlaşılmaktadır. Bu davada ek prim tahakkuku ile ilgili sürelere ilişkin olarak hizmet tesbitine karar verilmesi halinde tesbit edilen hizmetlere ilişkin karar taraf olan işvereni bağlayıcı kesin hüküm niteliği taşıyacağından başka bir anlatımla ek prim tahakkuku yapılan süreler yönünden dikkate alınması gerekeceğinden prim tahakkukuna konu işçiler dışındaki işçiler ile ilgili hüküm ise delil niteliğinde olacağından bu dava dosyasının incelenmesi ve gerektiğinde dava sonucunun beklenmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Öte yandan raporu hükme esas alınan inşaat mühendisi bilirkişi raporunda işin teknoloji ve fabrikanın koşullarına göre genel bir değerlendirme ile yetinmiş tutanakta adı geçen işçilerin çalıştıkları bölümler ile ilgili ayrıntılı inceleme yapmamıştır. Av. Bilirkişi işe önceki bilirkişi rapora bağlı kalmakla birlikte bir kısım sigortalıların mahkemeye 15-20 gün çalıştıklarını dilekçe ile beyan ettiklerini ve davalı tanıkları beyanı ile çeliştiğini gerekçe göstermiştir.
Davanın diğer bir yönü ile yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 130. maddesi hükmüne göre; sigorta müfettişleri tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Tutanakta adı geçen bir kısım işçilere ait olduğu ileri sürülen dilekçeler ile sonuca gidilemez.
Yapılacak iş; tutanakta adı geçen ek prim tahakkukuna esas alınan sigortalıların ve diğer sigortalıların bilgilerine başvurmak, tutanaktaki beyanları konusunda dinlemek, ayrıca bu işçilerin çalıştığı bölümleri tespit etmek, işyeri şahsi sicil dosyalarını puantaj ve ücret ödeme belgelerini celbetmek, işyerinde aralarında endüstri mühendisinin de bulunduğu bilirkişi aracılığı ile keşif yapmak, her işçi için yaptığı işin niteliği, işyerinin nizalı dönemde yaptığı üretim miktarı, üretim kapasitesi, gerektiğinde benzer işi yapan başka işyerlerinin durumu da değerlendirilmek suretiyle çalışmaların SSK müfettiş tutanağında olduğu gibi mi yoksa işverenin SSK'na bildirdiği gibi mi olduğunu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlemek ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemenin yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy