(1086 S. K. m. 185/1, 388, 489, 425, 438/7)
Davacı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı davasını atiye bıraktığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
1- Hükmün tefhiminin HUMK.nun 489. maddesinin yollamada bulunduğu aynı kanunun 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından davalının temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili 18.2.2004 tarihli son celsede davasını atiye terk ettiğini bildirmiş, bu talep hazır bulunan davalı vekilince kabul edilmiştir. Bu durumda HUMK.nun 185/1 maddesine göre davayı takipten sarf-ı nazar edilmiş olunmaktadır. HUMK.nun 425. maddesinde iki taraftan birinin ölümü davanın terki gibi bir sebeple hükme bağlanamayan davalarda yargılama giderinin tahkikat hakimi tarafından takdir ve hükmolunacağı düzenlenmiş olup, 14.4.1954 gün 4/14 sayılı içtihadı birleştirme kararında da aynı şekilde açıklanmıştır. Davacı davasını terk etmiş ise (atiye bırakmışsa) davalının HUMK.nun 425. madde hükmünden yararlandırılması gerekir. Hal böyle olunca da vekille temsil edilen davalı yararına tarife hükümleri gözetilerek vekalet ücretine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK. 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen silinmesine yerine yargılama dolayısıyla yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına davalı taraf vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/son cümlesi dikkate alınarak 300.000.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine; rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 6.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy