(4857 S. K. m.77)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçi, olay günü, davalı Yağan Belediyesi'ne ait un değirmeninde çalışırken, değirmen haznesinde kalan jüt torbasını almak isterken, sol elinin değirmen taşına bağlı mile jüt torbası ile birlikte sarılması sonucu geçirdiği iş kazası neticesi %16 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
Mahkemece, kesinleşen rücuan tazminat dosyasında hükme dayanak yapılan 12.09.2000 tarihli kusur raporu esas alınarak karar verilmiş ve işveren %50, işçi ise %50 oranında kusurlu kabul edilmiştir. Oysa, davacı rücuan tazminat davasında taraf olmadığından bu dosyada alınan kusur raporu kendisini bağlamadığı gibi, kusur raporunu kabul ettiğini açıkça beyan da etmemiştir. Öte yandan, işverenin tazminattan sorumlu tutulması giderek, tazminat miktarının belirlenmesi, İş Kanunu'nun 77. maddesinin ve iş güvenliği tüzüğünün öngördüğü önlemlerin işyerinde alınıp alınmadığının saptanması ile mümkündür. Bu yönün ise, başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığının, varsa kusur oranının, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği tartışmasızdır.
Ayrıca, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, bilirkişilerin, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
3- Diğer taraftan, sigortalının maddi tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması zorunludur. Öte yandan, asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan, hakim bu hususu re'sen nazara almakla yükümlüdür. Oysa, mahkemece, kesinleşen rücuan tazminat dosyasındaki hesap raporlarının içeriğine göre davacının zararının Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılandığını belirten yetersiz hesap bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, ayrıca hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden davacının maddi tazminatını belirlemek ve belirlenen bu zarardan 4447 Sayılı Yasa'nın ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanan peşin sermaye değeri ( ve sosyal yardım zammı ) indirilmek ve alınan raporlar, dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 gününde oybirliği ile ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy