(506 S. K. m. 140/5)
Dava: Davacı ödeme emrinin ve prim borcunun iptaline borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, Sosyal Sigortalar Kanununun 140/5. maddesi idari para cezaları ile ilgili özel bir prosedür öngörmüştür. Somut olayda da, davacı adına tahakkuk ettirilen idari para cezası, anılan madde çerçevesinde, idari aşamada kesinleşmiştir. Öte yandan, idari aşamada kesinleşme, kesin hüküm güç ve niteliğinde değilse de, bu kesinleşmenin, idari para cezasının yukarıda anılan yasa hükmünün öngörmüş olduğu özel prosedür içinde Yargı yerince denetlenme olanağını kaldıran bir durum olduğu tartışmasızdır. Hal böyle olunca, idari aşamada kesinleşen hususların yeniden yargı yerinde denetlenmesine yasaca ve hukukça olanak olmadığı ortada olduğundan davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle;
Sonuç: Usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy