(506 S. K. m. 3, 7)
Dava: Davacılar, murisi H. K'nın davalılardan işverene ait işyerinde 1.6.1994-18.11.1999 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, İlamında belirtildiği şekilde İsteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T ç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacılar murisleri H K'nın davalı işverene ait Moskova'da bulunan şantiyesinde 1.6.1994-18.11.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiş, mahkemece istem gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Devletlerin, yargı yetkilerini kullanmaları, kendi hakimiyet sahaları içerisinde yaşayan ve bu sınırlar içerisinde geçerli hukuk kurallarına göre olduğu, hukukun genel prensibidir. Olayda herhangi bir şekilde "yabancılık" unsuru girdiğinde mutlak olarak "Türk Hukukunun" uygulanacağından söz edilemez.
Dairemizin yasal dayanağı m oluşturan 506 sayılı Yasada belirlenen ilke ve tanımlar kural olarak Türkiye'de bulunan "işçi, işverenler ve işyerleri için hüküm ifade ettiği tartışmasızdır. Bu nedenlerle, 506 sayılı Yasanın 3. maddesinde G ) bendinde Türkiye'de çalışan ve yabancı ülkede sigortalı olan yabancı kişilerin sigortalı olmayacakları gibi özel ve istisnai hükümlere de yer verilmiştir.
Somut olayımızda; davacıların murisinin hizmet tespitine konu işyeri "Moskova'da" bulunmaktadır. Bu halde olaya uygulanacak yasa maddesinin tespit açısının öncelikle Rusya ile Türkiye arasında yapılmış ikili bir Sosyal Güvenlik. Sözleşmesinin bulunup. bulunmadığı belirlenmelidir. Ne var ki; bu ülke ile yapılmış herhangi bir sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Yabancı ülkede yapılan çalışmaların Türk Hukuk kurallarına göre tespiti yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde mümkün olmadığı için zaman zaman bu çalışmalar "borçlanma" yoluyla Türkiye'de ki çalışmalara dahil edilme imkanı tanınmaktaydı. Son alarak; 4958 sayılı Yasayla getirilen bir değişiklikle 506 sayılı Yasanın 86. maddesinin son fıkrasına "Sosyal Güvenlik Sözleşmesi" imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki işyerlerinde çalışmak üzere giden Türk İşçilerine istekleri halinde 85. madde hükümlerinin uygulanacağı" şeklinde bir hüküm getirilmek suretiyle bu konudaki eksiklik giderilmeye çalışılmıştır.
Ancak dosyadaki belgelerden davalı işverenin topluluk sigortası yapmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu olgular yanında; 506 sayılı Yasanın7. maddesinde özel bir hükümle "işveren tarafından geçici görevle yabancı ülkelere gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümlülükleri bu görevi yaptıkları sürece de devam eder" şeklinde bir kural getirilmiştir. Buna göre; davacıların murisinin davalı işveren yanında Moskova'da ki işyerine gönderilmeden önce Türkiye'de bulunan işyerinde çalışıyor iken geçici bir süre için anılan ülkeye gönderilmiş ise; talep konusu hizmet tespitinin kabulü mümkün olacaktır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır, Yapılacak iş; ölen sigortalının yurt dışına gönderilmeden önce davalı işveren yanında çalışmalarının bulunup bulunmadığı, geçici süreyle bu ülkeye gönderilme olgusunun varlığı araştırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy