(4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 15.08.1985-26.02.1992 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 21.02.2003 tarihli talebi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 01.01. 1983 ila 15.08.1995 tarihleri arasında vergi kaydı sebebiyle Bağ-Kur'lu olduğunu şirket ortaklığı sebebiyle 23.02.1995 tarihi itibariyle Bağ- Kurluluğunun yeniden başladığı vergi, esnaf sicili kaydı ve oda kaydı bulunmayan 15.08.1985-26.02.1992 tarihleri arasında primi ödenen ve fiilen çalışılan döneminde Bağ-Kurlu sayılması gerektiğinin tespitini istemiş istek mahkemece anılan dönemde vergi kaydı, esnaf sicil kaydının olmadığı prim ödemesinin sonradan yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı, 15.08.1985-26.02.1992 tarihleri arasında sigortalı statüsünde değilse de başlangıçta sigortalı sayılıp, Kurum davacıdan 1985-1992 dönemine ilişkin primleri 1992 yılında almış ve yaşlılık aylığı bağlanması isteğine kadar bu primleri kullanmıştır. Yıllarca ödenen primleri kullanan ve uyuşmazlık çıkarmayan Kurumun yaşlılık aylığı talebi üzerine çıkardığı uyuşmazlık MK'nun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarına aykırıdır. Davacının anılan dönemde isteğe bağlı Bağ-Kurlu sayılması gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup. bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy