(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı 1990 yılından itibaren primleri ödenen isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve sigortalı hizmetlerden sayılması gerektiğinin tespitiyle, davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 1990 yılından itibaren isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının, 1.3.1991 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı olarak Kuruma başvuruda bulunmak koşul olduğu gibi herhangi bir Sosyal güvenlik kuruluşuna tabii olarak çalışmamak da gerekir. Somut olayda ise davacı 1.9.1990 tarihinden geçerli olmak üzere isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilmiş, 1.3.1991-30.1.1993 tarihleri arasında da Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başlamış ve hizmetleri Kuruma bildirilmiştir. Davacının zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 1.3.1991 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık koşullarını yitirdiği ortadadır. Davalı Kurum da bu tarih itibariyle davacının isteğe bağlı sigortalılığını sona erdirmiştir. Davacı zorunlu sigortalı çalışmasının sona erdiği tarihten itibaren Yasa'nın öngördüğü şekilde yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı başvuruda bulunmamıştır.
Öte yandan, 1.3.1991-31.12.1997 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigorta primlerini 21.12.1999 tarihinde ödemiş, başka bir anlatımla, düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalılığa devam etmek iradesini de ortaya koymamıştır. Davacının isteğe bağlı sigortalılığının yasal olarak sona erdiği ve sigortalılık koşulları taşımadığı 1.3.1991-31.12.1997 tarihleri arasındaki dönem için Kurum'un hatalı işlemi ile geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin de sigortalı olmadığı süreler yönünden davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı ortadadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.12.2002 gün ve E: 2002/1062, K. 2002/1098 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy