(506 S. K. m. 80)
Davacılar icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine:
2-Davacılar Sosyal Sigortalar Kurumu'na prim borçları olmadığının tespiti ile aleyhlerine yapılan takibin iptalini istemişlerdir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 80/11. maddesi hükmü gereğince, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın yasal süresi içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu Kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip sayman ile tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Somut olayda, davaya konu 1998/392 sayılı takip dosyasının 1997 yılı 8.12 ve 1998 yılı 1. aylarına ilişkin prim borçlarının ve gecikme zamlarını içerdiği ortadadır. Sungurlu Belediye Başkanlığı cevabi yazısında hesap işleri müdürü olan davacı F. E.'nın 01.10.1999 tarihinden itibaren hesap işleri Müdürlüğü görevini yürüttüğünü bildirmiştir. Bu durumda, anılan davacının görevli olduğu döneme İlişkin prim borcu bulunmadığından, söz konusu davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan belediye başkanı olan diğer davacı F. Ö.'nün Belediye Başkanlığı yaptığı süreler ilçe Seçim Kurulundan da sorularak saptanmalı ve belediye Başkanlığı (üst düzey yöneticilik) yaptığı dönem ile sınırlı olarak prim borcundan sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri. amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 12.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy