(2004 S. K. m. 96)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3,Kişi) vekili tarafından istenmiş, davalı (alacaklı) vekilince de Onanına talebiyle duruşma istenmesi üzerine merciice, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, 3. kişinin İİK.'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Davacı; borçlunun, kendi nezdindeki 2715 sayılı hesabında bulunan hisse senetleri satış bedeli üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece yazılı şekilde, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup yerinde değildir.
Gerçekten, dava niteliği ve talepler gereği dosyaya ekli 5.5.2003 ve 6.8.2003 tarihli iki ayrı bilirkişi raporu alınmış ve birbirine tamamen çelişik olan bu raporlardan sonuncusuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. 5.5.2003 günlü bilirkişi M. Uğurlu tarafından düzenlenen birinci raporda, davacı şirketin belge ve kayıtları ile taraflar arasındaki sözleşmelere göre hacizden önce, paranın 3. kişinin hesabına geçtiği bu nedenle davacının talebinde haklı olduğu, 6.8.2003 günlü bilirkişiler M. Helvacı, Y. Türkel ve A. Kalaycı tarafından hazırlanan 2. raporda ise, özetle sermaye piyasası konunu-seri V.No: 18 tebliği uyarınca menkul kıymet sözleşmesi imzalanmadığı, rehin sözleşmesi yapılmadığı İMKB yönetmeliğinin 39. maddesi uyarınca borcun tasfiyesine yönelik ihtarname çekilmediği, bu nedenle alt serbest hesapta takip edilen para üzerinde T.bank tarafından yetkili mercilere bildirilecek bir rehin hakkının bulunmadığı anlaşıldığından davacının talebinin yerinde olmadığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora dayalı olarak hüküm kurulmuş ise de, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece yapılacak iş; dava niteliği, talepler ve ekli tüm belgeler dikkate alınarak, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek özellikle Bankacılık ve Sermaye Piyasası ile Ticaret Hukuku konu ve alanlarında uzman ayrı bir bilirkişi heyetine, dosya tevdi edilerek davacının defter ve belgeleri ile T.bank A.Ş.' de ki konu ile ilgili tüm iş ve hesaplar açıklanan yasa ve ekli düzenlemelere göre yeniden değerlendirilip, yeni rapor alınması ve raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy