(2004 S. K. m. 277, 278)
Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı-karşı davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde davacı-karşı davalı (3. Kişi)nin davasının kabulüne, davalı-karşı davacı (Alacaklı)nın davasının reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur Algan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, 3. kişinin takip hukukuna dayalı istihkak davası ile davalı alacaklının İİK. nun 277. maddesine göre karşılık olarak açtığı tasarrufun iptali davasıdır.
Davacı-karşı davalı 3. kişi 13.7.2003 gününde trafik kaydına haciz şerhi işlenen 01 ..... plakalı aracı borçlu şirketten 12.7.2001 gününde noter satış senedi ile satın aldığından kendisine ilişkin olduğunu ve haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı-karşı davacı alacaklı ise; karşı dava ile aracın borçlu tarafından davacıya satılması işleminin mal kaçırma amacıyla yapılmış danışıklı işlem olduğundan İİK. nun 278. maddesine göre iptali gerekeceğini ileri sürmüştür.
Mahkemece istihkak davasının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmişse de eksik incelemeye dayalı olarak verilen karar doğru görülmemiştir. İİK. nun 278. maddesinin 3. fıkra 2.bendine göre akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla yapılan akitler bağışlama hükmünde olduğundan iptale tabidir. Somut olayda 9 milyar 900 milyon kasko değeri olan aracın borçlu tarafından davacıya 4 milyar liraya satıldığı 12.7.2001 günlü noter satış sözleşmesi ile açıkça ortadadır. Bu olguda gözetilerek aracın satış tarihindeki gerçek değerinin uzman bilirkişi ile keşif yapıldıktan sonra saptanması, gerçek değerin, satış değerinden %100 veya daha fazla olduğu anlaşıldığı takdirde tasarrufun iptal edilmesine ait karşı davasının kabulüne ve buna göre de istihkak davasının reddine karar verilmesi gerekeceği ortada iken eksik inceleme ile yazılı biçimde verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı-karşı davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy