(2004 S. K. m. 97, 97/A)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamı gereğince yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiştir. Uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıklandığı gibi; Uyuşmazlık takip hukukuna ait istihkak davasıdır. Davacı 3. kişi ile borçlu baba-oğul olup haciz birlikte oturdukları konutta borçlu huzuru ile gerçekleştirilmiştir. Bu halde İİK. nun 97/a maddesi hükmü uyarınca mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu kanuni karinenin aksi davacı tarafından kesin ve inandırıcı kanıtlarla hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde kanıtlanması gerekir. Davacı yanca dava konusu eşyaların bir kısmını içerdiği öne sürülerek faturalar ibraz edilmiş ve bilirkişi incelemesi sonucu bu faturaların dava konusu mahcuz malları kapsadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme yeterli olmamıştır. Gerçekten, faturaların gerçek olup olmadığının saptanması yönünden faturayı düzenleyen firmadan fatura dip koçanlarının getirilmesi firma yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenerek ve fatura hakkında bilgi alınması, gerektiğinde faturanın faturayı düzenleyen tacirin ticari defterlerinde hacizli malların envanterde kayıtlı olup olmadığının Mahkemece araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Öte yandan, 7.12.2002 günlü faturada faturanın C. adına kesildiği ve sonradan davacı adı yazılarak düzeltildiği anlaşılmaktadır. Bu fatura yönünden firma kayıtlarında aynı biçimde davacı adının geçip geçmediğinin araştırılmaması da doğru değildir.
3- Bundan başka dava konusu Beko çamaşır makinası ile ilgili olarak mülkiyeti kanıtlayıcı nitelikte belge bulunmadığı gözetilmeksizin bu eşya yönünden davanın kabulüne karar verilmesi de usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
4- Dava 51 ekran TV yönünden reddedildiğine göre davalı alacaklı vekili yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de yanlış olmuştur.
Kabule göre ise; İİK. nun 97/10 maddesi hükmüne göre, istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz mal paraya çevrilirse, İcra hakimi satış bedelinin yargılamanın sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi veya tazminat karşılığı veya teminatsız olarak ödenmesi konusunda karar vermek zorundadır. Kanunun bu hükmünden, İcra hakiminin paranın ödenmiş veya ödenmemiş olmasına bakmaksızın İstihkak davasına devam ederek sonuçlandırılması gerektiği anlamı çıkmaktadır. Yargıtay'ın yerleşmiş ve oturmuş içtihatları da bu yoldadır. Öyle ise istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz malın paraya çevrilmesi ve bedelin alacaklıya ödenmesi istihkak davasının sonuçlandırılmasına engel değildir. Somut olayda mahcuz açık arttırma ile dava dışı 3. kişiye 16.7.2002 gününde 300.000.000TL.'ye satılıp bedeli alacaklıya ödendiğine göre işin, davacı haklı çıktığı takdirde satılan mal bedelinin alacaklıdan geri alınmasına karar vermek gerekirken bu yön gözardı edilerek, haczin kaldırılmasına dair hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O durumda davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy