(1479 s.K. m. 24)
Dava: Davacı, 20.04.1982 - 31.07.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, 31.07.2000 tarihinden sonraki prim borçlarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.E.D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 08.04.1987 tarihinden itibaren A. İnş. Tah. San. ve Ltd. Şti'ndeki kurucu ortak sıfatıyla devam eden Bağ-Kur sigortalılığının; tüzel kişiliğinin devam etmesine rağmen şirketin ticari faaliyetlerine 31.07.2000 tarihinde son verdiğinden bu tarih itibariyle sona erdiğinin tespitini ve bu tarihten sonraki prim borçlarının iptalini istemiştir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle bu istem yerinde görülüp, davacının 01.01.2001 tarihinden itibaren 1479 Sayılı Yasaya göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağının tespitine ve bu tarihten sonraki prim borçlarının iptaline karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasanın 24. maddedeki limited şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalısı olacağı şeklindeki amir hükmü uyarınca, limited şirket ortağının kendi için çalışan kişi durumunda bulunduğu ve Bağ-Kur'lu sayılması gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre limited şirket ortaklığına dayalı Bağ-Kur sigortalılığı yönünden şirketin ticari faaliyeti esastır.
Oysa dosyada; davacının ortağı olduğu A. İnş. Tah. San. ve Ltd. Şti'nin ticari faaliyetine son verdiği iddiası kesin ve açık delillerle ortaya konmamıştır. Bu tür davalarda ve somut olayda yapılacak iş, şirketin faaliyetinin dolayısıyla davacının fiilen çalışması olup olmadığının tespiti için, vergi dairesinden faaliyetine son verdiği iddia olunan tarih ve sonraki yıllara ait vergi beyannamelerini ve limited şirketin SSK'dan işyeri dosyası getirtilerek incelemektir. Gerekirse emniyet ve zabıta araştırması yaptırmak ve deliller olabildiğince toplandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy