(2004 S. K. m. 44, 96, 97) (818 S. K. m. 179) (1086 S. K. m. 512) (492 S. K. m. 16, 28, 32)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekilinin tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer P. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Haciz, 16.3.2002'de ödeme emrinin tebliğ adresinde, ödeme emri tebligatını alan borçlu şirket muhasebe müdürü Y. Köylüoğlu huzurunda yapılmıştır. Huzurunda haciz yapılan ve istihkak iddiasında bulunan Y. Köylüoğlu'nun bu kez de, 3.şahıs şirket muhasebecisi olarak bulunduğu haciz tutanağı ile sabittir. Yine dosyaya ekli Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesine ilişkin borçlu hakkındaki başka bir davaya ait tebligatın da, kayden 3.kişi şirketin faaliyette bulunduğu dönem içinde borçlu şirketin çalışanlarına tebliğ edildiği açıktır. Bu halde İİK. nun 97/a maddesi hükmünde ön görülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır. Bu kanuni karinenin aksi davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığında mahcuzlar borçlunun sayılır. Davacı 3. kişi tarafından ibraz edilen, borç doğumundan sonraya ilişkin ve her zaman düzenlenmesi olanaklı olan fatura kanuni karinenin aksini ispata yeterli değildir.
Öte yandan, davacı ile borçlu arasındaki ilişki muvazaaya dayalı örtülü ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK. nun 44. ve BK.nun 179. maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerdeki ön görülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Gerçekten borçlunun, devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ait dosyada hiçbir kanıt yoktur.
Bu halde devir alacaklıların haklarını etkilemeyeceği gibi devralan davacı da BK.nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan davanın reddi gerekirken kabulü usul ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre de; istihkak davaları İİK. nun 97/11 ve HUMK. nun 512. maddeleri gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 s. Harçlar Kanununun 16. maddesi ile 1. s. tarifedeki nisbi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %o54 oranında hesaplanacak nisbi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan kanunun 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngörün 32. maddeye aykırı olarak peşin alınan maktu harçla yetinilerek davaya eksik harçla bakılması da usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy