(1086 S. K. m. 180) (1475 S. K. m. 73)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacının kesin süreye rağmen SSK il Müdürlüğüne başvurmayıp maluliyete ilişkin rapor alınmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının kesin sürenin sonuçları hakkında hiçbir açıklama ve uyarıda bulunmadan kesin süreye riayetsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan dosya kapsamından, davacının SSK'nın belirlediği maluliyet oranına itiraz ettiği ve akabinde dava dosyasının SSK. Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği Y.S.K'nun 19.3.2002 tarihli 2002/408 Esas sayılı yazısı ile eksikliklerin temini halinde rapor hazırlanabileceğinin bildirildiği görülmektedir. Bildirilen bu eksikliklerin giderilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, mahkemece resen Y.S.K'nun istediği tüm belgelerin Yüksek Sağlık Kurumuna gönderilerek rapor alınması gerekirken, mahkemece SSK. İl Müdürlüğünün 9.4.2003 tarih ve 24537 sayılı yazısına itibar edilerek, davacının SSK. İl Müdürlüğüne başvurması lüzumuna değinilerek kesin mehil verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 29.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy