(818 S. K. m. 46, 47) (1086 S. K. m. 459)
Dava: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan B. San. A. Ş. ile B. Y.'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Her ne kadar hüküm fıkrasında maddi tazminat miktarının 4.252.500 TL olarak yazılması gerekirken, maddi hata sonucu 4.552.500 TL olarak yazılmış olması HUMK'un 459. maddesi gereğince her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, bozma nedeni sayılmamıştır.
3. Dava, iş kazası sonucu zarara uğrayan sigortalı ile anne ve babasının tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, oğlunun geçirdiği iş kazası sonucu % 0 iş göremez duruma gelmesi nedeniyle anne ve babanın manevi tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak, cismani zarar kavramına ( BK m. 46 ve 47 ) ruhsal bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğün de korunduğu öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Öyleyse, bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, onun ( ana, baba, karı, koca gibi ) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa ( örneğin, eyleme uğrayan yakın kişi % 100 iş göremez duruma gelmişse ) onların da manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama söz konusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.04.1995 gün ve E: 1995/11-122, K: 1995/430 ile 23.09.1987 gün ve E: 1987/9-183, K: 1987/655 sayılı kararları da aynı esaslara dayanmaktadır.
Somut olayda, 28.05.1997 tarihinde 17 yaşında olan sigortalı D. K.'nin geçirdiği iş kazası sonucu 45 gün iş ve gücünden kalır şekilde ve % 0 oranında iş göremezliğe uğradığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. İş göremezlik oranı ve diğer kanıtlara göre sigortalı ağır bir cismani zarara uğramamıştır. Hal böyle olunca, davacı anne ve babanın ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemek mümkün değildir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular nedeniyle olayda uygun illiyet ve hukuka aykırılık bağı koşulları oluşmadığından davacı anne ve babanın manevi tazminat isteminin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı B. San. A. Ş. ile davalı B. Y.'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy