(2004 S. K. m. 96) (3226 S. K. m. 4, 20)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (borçlu) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Borçluya ait işyerinde 23.8.2002 tarihinde haczedilen dava konusu eşyaların davacı 3.kişi S. A.Ş. tarafından Borçlu O. Ticaret Limited Şirketine 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu uyarınca kiralandığı iddia edilmiş ve 4.3.1998, 2.6.1998, 31.7.1998 tarihli 3 adet finansal kiralama sözleşmesi ibraz edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi, dava dosyası ve ibraz edilen belgeler üzerinde yaptığı inceleme neticesinde hazırladığı raporunda, dava konusu eşyalardan 3 tanesinin finansal kiralama sözleşmelerinin ekleri niteliğindeki proforma faturalar ile uyumlu olduğunu; 3 adet eşyanın ise proforma faturalar dikkate alındığında sözleşme kapsamında değerlendirilebileceğini, 4 adet eşyanın ise finansal kiralama sözleşmeleri içeriğinde yer alan taşınırlarla bir ilişkisinin olmadığını ayrıca, haciz memuru tarafından tespit edilen eşyaların cins, ebat ve özelliklerinin ayrıntılarının tam olarak verilmemiş olması hususunda da takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir. Bilirkişi raporunda da değinildiği gibi haczedilen eşyaların finansal kiralama sözleşmelerine konu alan eşyalarla uygunluğu konusundaki şüphe ve tereddüt haczedilen eşyalardan bir kısmının marka ve özelliklerinin haciz tutanağında yazılmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumda, haczedilen eşyalar daha çok bilgisayar ve eklentileri (ekran, klavye, yazıcı, vs.) niteliğinde olduğundan, bilgisayardan anlayan teknik bilirkişi aracılığıyla keşif yapılıp, finansal kiralama sözleşmelerinin eki niteliğindeki proforma faturalar ile haczedilen eşyalar karşılaştırılarak, oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ve evrak üzerinde yapılan incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporu ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı borçlunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy