(506 S. K. Ek m. 1, 5)
Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle, 1.10.1994-12.8.1997 tarihleri arasında geçen çalışmalarından dolayı itibari hizmet süresinden yararlandırılmasına gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi ve davalı A. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacının, 506 sayılı Yasa'nın Ek 5/II. Maddesi kapsamında bulunduğunun ve anılan madde hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemiyle açtığı davanın yargılaması sonucunda, yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmiştir.Sigortalılık süresini arttırıcı itibari hizmet süresi, fiziksel ve ruhsal bakımdan insan sağlığını ve çalışma gücünü olumsuz yönde etkileyerek yaşam süresini kısaltan ağır ve yıpratıcı koşullar altında çeşitli tehlikelere açık olarak çalışanlar için getirilmiş sosyal amaçlı bir uygulama olup konu ile ilgili 2098 ve 3395 sayılı Yasalardaki amaç, bu işlerde çalışanlara, göreceli olarak daha rahat yerlerde çalışanlara oranla özel bir koruma sağlamaktır.
506 sayılı Yasa'ya 2098 sayılı Yasa ile eklenen Ek I. Madde hükmüne göre; anılan itibari hizmet süresinden yararlanabilmek için Yasada öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan birinci koşul, sigortalının basın ve gazetecilik işyerinde çalışmış olmasıdır.Ancak bu koşulun araştırılıp saptanmasında; işyerinin, dar anlamda muhakkak ve sadece gazete basımıyla uğraşan bir basımevi olarak düşünülmemesi, Yasanın açık amacı göz önünde bulundurularak söze oranla öze üstünlük tanıyan bir yorumla sonuca varılması gerekir.İkinci koşul ise, yine aynı maddenin II. Bendinin (a-f) işaretli alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerden birinin olayda ayrıca gerçekleşmiş bulunmasıdır.
Mahkemece, itibari hizmet süresinden yararlanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinde hizmetin geçtiği işyerinde keşif yapılmamış, davacı tanıklarının suni ışığın bulunduğunu bildirmiş olmalarına karşın, davalı tanıkları 5,6 katlı binalarda 4 ve 5. katlarda çalıştıklarını pencere olduğundan güneş aldıklarını bildirmişlerdir.Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda dizgi servisinde çalışan davacının bilgisayar ekranı nedeniyle suni ışık altında çalıştığı ve (e) bendi kapsamında kaldığı açıklanmış ise de anılan bendde açıkça "Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri" yasa kapsamında sayılmıştır.Bu durumda sadece bilgisayar ekranı ile çalışmak yasadan yararlanma hakkını vermez. Alınan bilirkişi raporu Ek 5.madde belirtilen ve itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren koşulların varlığını belirlemekten uzak olup,davacının çalışma süresi ve koşulları itibariyle yeterli bir incelemeyi içermemektedir.Bu anlamda hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; hizmetin geçtiği işyerinde birisi uzman tıp doktoru olmak üzere iş güvenliği uzmanı, kimya ve makine mühendisinden oluşan 3 kişilik uzman bilirkişi kurulu ile keşif yapmak ,gerçekten tabii ışığın olmadığı ortamda çalışılıp çalışılmadığının kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Aslı Gazetecilik A.Ş.'ye iadesine, 29.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy