(1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı, 1998 yılından bu yana Bağ-Kur'a borcunun bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava sonucu itibariyle davacının 1479 S. Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının Aralık/1998 gününde sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının Bağ-Kur sigortalılığının 11.9.2000 gününde sona erdiğinin tesbitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
Davanın kanuni dayanağı olan 1479 S. yasanın 25/a. maddesi hükmüne göre 24. maddesi kapsamında sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer. Ancak gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların sigortalılıkları aksi sigortalı tarafından ispat edilmediği taktirde Esnaf ve Sanatkarlar sicil kaydına göre belirlenir.
Somut olayda; davacının şoför olarak 1.5.1985 gününde başlayan kendi nam ve hesabına çalışmasına dayalı şoförler odası kaydı ile tescil edildiği, vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, davacının aynı faaliyete dayalı 11.12.1990 gününde başlayan Esnaf ve Sanatkarlar sicil kaydının 18.4.2003 gününde silindiğinden bahisle sigortalılığının kurumca 11.9.2000 gününe kadar devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Davacının dinlettiği tanıklar 1998 yılından önce bağımsız faaliyetinin sona erdiğini bildirmiş ise de hüküm kurmaya yeterli değildir. Öte yandan davacının 16.4.1999 gününden itibaren zorunlu SSK sigortalısı olarak çalışmalarının bulunduğu dosya içindeki hizmet cetvelinden anlaşılmaktadır. Davacının vergi kaydının silinmesinden sonra bağımsız faaliyetinin devam edip etmediği yeterince araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan delillerin yeterli görülmemesi durumunda re'sen araştırma yapılarak sonuca gitmek gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının adına tescilli ticari araç olup olmadığını trafik sicilinden araştırmak, resen yapılacak emniyet ve Belediye zabıtası araştırması ile davacının faaliyetine hangi tarihe kadar devam ettiğini saptamak ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
O durumda davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy