(1479 S. K. m. 24, Ek m. 20)
Dava: Davacı, 29.5.1997 gününde işi terk ettiğinin ve bu tarihe kadar olan borcunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek prim kesintisi yapılması işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu dönemde yürürlükte bulunan 1479 s. Yasa'nın ek 20. maddesinde yaşlılık aylığı bağlananlardan 1479 s. Yasanın 24. maddesi 1 no.lu bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılacağı öngörülmüştür.
Dava konusu olayda, vergi kaydının 1997 yılında sona erdiği, oda ve sicil memurluğu kaydının ise 3.3.2003 gününde sona erdiği açıktır. Bu halde davacının 1479 s. Yasanın 24. maddesinin 1 no.lu bendinin (a) alt bendinde belirtilen sigortalılık statüsünün oluştuğu açıktır.
Mahkemece sırf tanık beyanlarına dayanılarak 1997 yılından sonra fiili çalışma olmadığı sonucuna varılmış ise de, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu ulaşılan bu sonuç usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Dava, niteliği itibariyle Kamu düzenine ait olup, re'sen araştırma ilkesi gereğince yapılacak iş; 1479 s. Yasanın ek 20. maddesinin yürürlüğe giriş tarihi olan 25.8.1999 gününden itibaren oda ve esnaf sicil kaydının sona eriş tarihi olan 3.3.2003 gününe kadar davacının fiilen esnaflık faaliyetine devam etmediği hususunun emniyet ve zabıta memurluğu aracılığıyla araştırılması, ayrıca bu dönemde ilgili odaya davacı tarafından aidat yatırılıp yatırılmadığı, odaya ilişkin hazirun cetvellerinde davacının adı ve imzasının bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy