(818 S. K. m. 41) (4857 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davalılardan Nobel Çelik Boru San. Ü.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan Akboruculuk Demir Çelik İnş. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre temyiz eden davalının tüm itirazlarının reddine,
2- Davacının temyizine gelince;
Dava, iş kazası sonucu maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılar arasında asıl işveren-taşeron ilişkisi bulunmayıp, aralarında eser sözleşmesi bulunduğundan bahisle davalı Noksel Çelik Boru San. A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan inceleme de, davalı Noksel'e ait Boru Fabrikasına yapılacak ilave çelik konstrüksiyon binası imalat ve montaj işinin yine aynı konuda iş yapan davalı Akboruculuk Demir Çelik Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne teklif usulü verildiği görülmektedir.
Dosyada mevcut ve 2.8.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporundan anlaşıldığı üzere işin bir kısmı davalı Akboruculuk Demir Çelik Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenilmiş olup, 4857 sayılı İş Yasası 6. madde gereğince davalılar arasında üst işveren-alt işveren ilişkisi mevcuttur. Bu durumda 2.8.2002 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları doğrultusunda kusur verilen davalıların BK.nun 41. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, mahkemece davalı Noksel Çelik Boru San. A.Ş. yönünden davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan davacı, ıslah dilekçesi ile ki işin özelliği nedeni ile ıslahın ek dava niteliğinde kabul edilmesi gerektiği gözönünde tutularak maddi tazminat talebini 16.000.000.000 TL. daha artırmış ve fark tazminatın 24.12.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiş iken; mahkemece, ıslah ile artırılan bedelin, ıslah tarihi olan 1.5.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 1.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy