(2004 S. K. m. 96, 97/A)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı 3. Kişi vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde davanın süre yönünden reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece; icra müdürünün, haczi, davacı 3. kişiye 29.2.2004 gününde tebliğ etmiş; olmasına karşın; davanın 6.2.2004 gününde 7 günlük kanuni süre geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.12.2003 gününde yapılan, taşınır mal haczi sırasında hazır bulunan 3. kişi şirket yetkilisi Ali Uygur; haciz adresinin borçlu şirket ile ilgisi olmadığını belirterek; haciz tutanağına geçen bu beyanı ile davacı şirket lehine (İİK. mad. 96/1) istihkak iddiasında bulunmuştur. Kanuni süre içerisinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilmiştir. Alacaklı istihkak iddiasına karşı çıktığından İcra Müdürlüğünce İİK. nun 96. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Bu prosedür işletilmediği sürece ve 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedeli alacaklıya ödeninceye kadar açabilir. Prosedür işletilmişse Merci Hakimliğinin takibin taliki veya devamı kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davası açabilir. (İİK. 97/6)
Somut olayda; prosedür işletilmemiş; yalnızca icra müdürlüğünce haczin İİK. nun 97/a maddesine göre yapıldığına dair kararı davacıya tebliğ edilmiştir. Haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulduğundan, icra müdürünün bu bildirimi dava açma süresi yönünden hiçbir sonuç doğurmamaktadır.
Bu durumda; davacı 3. kişi davasını süresinde açtığından; işin esasına girilerek taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yazılı biçimde süreden red kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, 3. Kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy