(2004 S. K. m. 44, 99) (818 S. K. m. 179)
Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı (Alacaklı) ile davalı 3. kişi vekilleri tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı 3. kişinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı alacaklının temyizine gelince; uyuşmazlık İİK. nun 99. maddesine dayalı olarak ve alacaklı tarafından 3. kişinin istihkak iddiasının reddi istemiyle açılan istihkak davasına ilişkindir.
Haciz adresi borçlunun takip adresidir. Bu yer Antalya Büyükşehir Belediyesi ile borçlu arasındaki kira sözleşmesi uyarınca borçlunun kirası altında olup 19.2.2003 günlü belediye yazısında bu sözleşmenin 31.12.2003 gününe kadar uzatıldığı anlaşılmaktadır. Borcun doğumundan fakat takipten kısa bir süre önce 23.10.2002 gününde bu adresin davalı Ltd. Şti. adına şube olarak kaydedilmesi danışığa yöneliktir. Öte yandan Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığının 24.4.2000 günlü yoklama tutanağında davalı şirket kurucuları H. Ayan ve S. A. Acıyan borçlu şirket çalışanları olarak kayda geçmiştir. Dolayısıyla borçlunun borca batık halini bilebilecek durumdadırlar. Bütün bu olgular borçlu ile davalı Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin ticari işletme devri niteliğinde olduğunu ortaya kaynaktadır. Bu halde İİK. nun 44.ve BK. 179. maddelerinin uygulanması gerektiği Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.
Anılan maddelerde ön görülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ait dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu halde devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devir alan davalıda BK.nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarında sorumlu bulunduğundan alacaklının davasının kabulü gerekirken reddi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlerden davacı alacaklıya iadesine 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy