(1479 S. K. m. 24, 25) (2926 S. K. m. 5, 7) (507 S. K. m. 2, 5, 62, 119) (5590 S. K. m. 1)
Davacı, 22.3.1985-14.7.1998 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, 1.5.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
Mahkemece davacının 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi kendi adına serbest kazanç sağlayan esnaf, tüccar ve serbest meslek mensuplarının zorunlu Bağ-Kur statüsünde kabul edileceğini öngörmüştür. Bunun gibi 2626 sayılı Tarım Bağ-Kur Yasasının 5. maddesi de tarımsal faaliyet sonucu yaşamlarını sürdüren kişilerin aynı biçimde zorunlu Tarım Bağ-Kur Yasası kapsamında sigortalı olacaklarını öngörmüştür. Öte yandan 1479 sayılı yasanın 24 II (d) maddesine göre ;tarım işi yapanlar 1479 sayılı yasaya tabi sigortalı sayılmazlar.
Dava konusu olayda, bozma sonrası bozma ilamı gereğince yapılan araştırma ile davacının seyyar sütçülük faaliyetinden dolayı Sütçüler Odasına 4.1.1985 tarihinde kayıtlı olduğu dosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Davacı S.S.Ekşili Köyü Sulama Kooperatifine 14.10.1975 tarihinden itibaren kayıtlıdır. Kooperatif yazısı ve tanık beyanlarına göre davacının kooperatife üyelik tarihinden beri inek beslemekte ve kendisi satmakta bazen de kooperatife vermektedir. Başka bir anlatımla faaliyeti tamamen tarımsal niteliktedir. Bu durumda Kurumun kişiye 1479 sayılı Yasa değil 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur'lu kabul etmesi ve buna göre işlem yürütmesi gerekirken hatalı işlem ile 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak 15.7.1998 tarihinde verilen giriş bildirgesi ile tescil etmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan Kurumun iptal işlemi yerinde olup mahkemenin davanın bu yönüyle kabulüne karar vermesi yerinde değildir.
Davacının 2926 sayılı yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu ortaya çıkmış ise de, 2926 sayılı yasanın 5. maddesine göre 7. maddede belirtilen sürede tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından başlar. Davacı 15.7.1998 tarihinde giriş bildirgesi verdiğine ve bu tarihten sonra prim ödemeye başladığına göre 1.8.1998 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur kapsamında olduğunun kabulü gerekir.2926 sayılı yasa Antalya ilinde 17.2.1991 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de davacı 15.7.1998 tarihine kadar tescil talebinde bulunmamıştır.
2- Kabule göre ise, Mahkemece davacının 22.3.1985-14.7.1998. tarihleri arasında Sütçüler Odası kaydına dayalı olarak Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Uyuşmazlık davacının vergide veya esnaf sicilinde kayıtlı olmamasına karşın 22.3.1985-14.7.1998.. tarihleri arasında Sütçüler Odası kaydına dayanarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın Yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 3165 sayılı Yasa ile değişik 24/I(a) maddesine göre ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usülde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı olanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olanlar Bağ-Kur sigortalısıdır. 25. maddeye göre gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı oldukları tarihten itibaren bu Kanuna göre sigortalıdır.
Gerçekten 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanunu Esnaf ve Küçük Sanatkarları 2. maddesinde tanımlamıştır. Bu tanıma göre ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya belli bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar, ticareti sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtları gerekmeyen, aynı niteliğe (sermaye unsuru olsun, olmasın) sahip olmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren hizmet, meslek ve küçük sanat sahipleri ile bunların yanlarında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin birinci maddeye göre kuracakları dernekler (odalar) bu Kanun hükümlerine tabidir. 507 sayılı Yasa'nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı KHK. ve KHK.nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır. Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler. Değişik 119. maddeye göre mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır. 62 sayılı KHK.nun geçici 2. maddesine göre Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde yaptırılmak zorundadır. İlgili yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Yukarıda açıklanan yasal sisteme göre 1479 sayılı Yasa'nın 24 ve 25. maddelerinde esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşları kayıtları Bağ-Kur sigortalılığına esas alınmıştır. 507 sayılı Yasada tanımı yapılan, ticareti sermayesi ile beden gücüne dayalı olup, kazancı tacir niteliğini kazandırmayacak miktarda sınırlı olan bakkal, manav, lokantacı, kasap, tamirci, berber, şoför vs. gibi esnaf ve küçük sanatkarların faaliyette bulunabilmeleri ve bu Kanuna göre kurulu esnaf ve sanatkar derneklerine (odalarına) kaydedilebilmeleri için esnaf ve sanatkar siciline kayıt koşulu getirilmiştir. Oda kaydının sicile kayıt tarihine göre yapılması gerekmektedir. Bu nedenlerle sicil kaydı olmaksızın yapılan oda kayıtlarının yasal dayanağı olmadığı ortadadır. Bu durumda 1479 sayılı Yasa'nın kapsama aldığı kanunla kurulu meslek kuruluşları 507 sayılı Yasaya göre kurulan dernekler dışında kalan kuruluşlardır. 507 sayılı Yasaya göre esnaf siciline kayıt zorunluluğu olmayan başka bir anlatımla, esnaf ve küçük sanatkar tanımı dışında kalan 5590 sayılı Yasaya göre kurulan ticaret ve sanayi odalarına kayıtlı tüccar ve sanayiciler, aynı şekilde faaliyetlerini esnaf odalarına değil kanunla kurulu ilgili meslek odaları, birlikleri kayıtlarına göre sürdürebilen mimar, mühendis, eczacı, tabip gibi meslek mensupları kanunla kurulu bu meslek kuruluşları kayıtları ile Bağ-Kur kapsamına alınacaklardır. Hal böyle olunca, davacının esnaf siciline 14.7.1998 tarihinde kaydedildiği göz önünde tutulduğunda, yasal dayanağı olmadan oluşturulan esnaf odası kaydı Yasa'nın anladığı anlamda kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı niteliğinde bulunmadığından bu kayda geçerlilik tanınarak davacı zorunlu Bağ-kurlu kabul edilemez. Ayrıca, davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için sonradan 1998 yılında tescil edilip toplu olarak prim ödemek suretiyle hizmet elde etmesi de mümkün bulunmamaktadır.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 22.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy