(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, 4.8.1977-30.4.2001 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti ile 1.7.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre ve özellikle davacı zorunlu 'sigortalılığının sona erdiği 17.10.1985 tarihinden sonra düzenli prim ödeyerek sigortalılığının isteğe bağlı olarak devam etmesi için iradesini açıkça ortaya koymadığından davacının aşağı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, 4.8.1977 tarihinden itibaren meslek kuruluşu kaydına dayanılarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ve 17.10.1985 tarihine kadar primlerini ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, 20.4.1982 ila 22.3.1985 tarihleri arasında davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması için vergi mükellefi bulunmasının koşul olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 1479 sayılı yasanın 2654 sayılı yasa ile değişik 24. maddesidir. Anılan maddeye göre, bir kimsenin, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması için a ) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması b ) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergi mükellefi olması ve esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı bulunması veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olması gerekmektedir. Davacı Meslek Kuruluşu kaydı ile kendi nam ve hesabına çalışması göz önünde tutularak 4.8.1977 tarihinde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı yapıldığı ve bu sigortalılığın 20.4.1982 tarihine kadar devam ettiği tartışmasızdır. Ne var ki davalı Kurum önceden tescil edilen ve 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin öngördüğü koşulları taşıyan davacıyı 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile değişik 24. maddesine yanlış anlam vermek suretiyle sigortalılığını iptal etmesi yerinde değildir. Kaldı ki davacının zorunlu sigortalı olduğu döneme ait primlerini ödediği de ortadadır.
Mahkemece; bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 8.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy