(1479 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacılar murisinin, 3 yıl 169 tarih hizmetinin olduğu beyanla ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ait dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesinde s. ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ait isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacılar miras bırakanları sigortalı Ahmet Yılmaz'ın 11.2.2001 gününde vefatı sebebiyle mevcut Bağ-Kur ve SSK sigortalılıkları değerlendirilerek ölüm sigortası bakımından aylık bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmişler mahkemece miras bırakanın 5 senelik hizmetinin bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru değildir.
Davanın kanuni dayanağını oluşturan 1479 s. Yasa'nın 41. maddesinde yer alan üç tam yıl ibaresini beş tam yıl olarak değiştirilen 619 s. Yasa hükmünde kararnamenin 19. maddesinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile 8.8.2001 gününde yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 4956 s. Yasa'nın 21. maddesi ile 1479 s. Yasa'nın 41. maddesi 2.kez yeniden düzenlenerek ölüm aylığına hak kazanabilmek için 5 tam yıl sigorta primi ödeme koşulu yeniden metinde yer almıştır. 4956 s. Yasa'nın 57. maddesiyle Kanunun bu maddesi 8.8.2001 gününden geçerli olmak üzere 2.8.2003 gününde yürürlüğe girmiştir. 4956 s. Kanunun bazı maddelerinin 619 s. KHK'nin yürürlüğünden kalkma tarihi olan 8.8.2001 gününden itibaren yürürlüğe girmiş bulunması ve birçok maddesinin ise 2.8.2003 gününden itibaren yürürlüğe girmiş bulunması sebebi ile 41. madde dahil uygulamalarda karmaşa yaşanmış bulunmaktadır. Bu iki gün arasına isabet eden dönem için bazı sigortalıların ölüm aylığına hak kazanmaları için eski yasada olduğu üzere kanuni boşluk oluştuğu sebebiyle üç tam yıl prim ödeme süresi arandığı durumda bazı sigortalılar için ise kanunun yürürlük tarihi 8.8.2001 gününden geriye dönük olarak başlatıldığı için zorunlu 5 tam yıl prim ödeme koşulu aranmıştır. Bu sebeple aynı dönem için sigortalıların hak sahiplerine üç ve beş tam yıl olmak üzere iki ayrı uygulama yapıldığı görülmüştür.
Oluşan eşitsizliği ortadan kaldırmak olan 57/b maddesinin iptali için 11.3.2004 gününde Anayasa Mahkemesine 3. kez iptal başvurusunda bulunmaktadır.
Eldeki dosyada davacının murisinin gerek ölüm tarihi gerekse davanın açılış tarihi dikkate alındığında mahkemece davacıların ölüm aylığına hak kazanabilmeleri için davacıların kanuni boşluk dönemine denk geldiği için 3 tam yıl prim ödeme koşuluna tabi tutulmaları gerekir. Ancak davacıların murislerine ilişkin sigorta kayıtlarından, Bağ-Kur sigortalılığının 6.11.1998 gününde başlayıp ölüm tarihi olan 11.2.2001 gününde sona erdiği ve fiilen 2 yıl 3 ay 5 günlük Bağ-Kur sigortalılığı ile 174 tarih SSK sigortalılığı toplamının 2 yıl 8 ay 29 günlük sigortalılığa ulaştığı davacılar murisi yönünden 3 tam yıl prim ödeme koşulunun gerçekleşmediği açıkça ortadadır.
Ne var ki, davacıların miras bırakanın askerlik yapmış olması halinde bu süreninde borçlanılabileceği söz götürmez.
Bu halde mahkemece yapılacak iş, davacıların miras bırakanın öncelikle askerlik yapıp yapmadığı saptanmalı askerlik yaptığının tespiti halinde ise askerlik süresinin borçlanılıp Kurum veznesine yatırılması için davacılara mehil verilmeli ve prim ödeme tarih sayısının bu biçimde 3 bütün yıla ulaşması halinde dava kabul edilmeli aksi takdirde şimdi olduğu gibi davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlere iadesine 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy