(506 S. K. m. 14)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ile tedavi giderinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 460.475.971 lira tedavi gideri ile 8.000.000.000 lira manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.10.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili Avukat İ. Ü. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine;
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş kazası nedeniyle yapılacak sağlık harcamalarının, maddi tazminat olarak davalı işverenden tahsiline ilişkindir. Mahkeme; işverenin bu yönde sorumluluğunu kabul etmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası; iş kazası nedeniyle işverenin sigortalısına karşı, işe Kurumca el koyuncaya kadar sağlık yardımlarını yapma ve vizite kağıdı düzenleme dışında bir yükümlülüğünü hükme bağlamamıştır. Aksine; sözü edilen Yasanın, 14/3 maddesi; iş kazasının oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımları ile Kurumun sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Sözü edilen Yasanın iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolunun getiriliş amaç ve nedeni; sigortalıların belirtilen türde bir zararla karşılaşmaları halinde onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerine yardım yapacak Kuruluşu belirlemektir. Şu duruma göre, bir iş kazası nedeniyle, sigortalının başvuracağı mercii kendisini bu yönden güvenceye alan, Kurum ve onların sağlık kuruluşlarıdır. İşveren, bu tür zararlandırıcı olayların meydana gelmesi durumlarında; artık sigortalısına karşı muhatap olmaktan çıkar, kurum doğrudan devreye girer. Esasen işveren de belirtilen sigorta kolu nedeniyle Yasanın belirlediği orandan prim ödemek ve ayrıca koşulları varsa, Kurumun yaptığı harcamaları kuruma geri vermekle sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle, gerek sigortalı gerekse işveren, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan birbirlerine karşı değil, doğrudan Kuruma karşı sorumludurlar.
Belirtilen nedenlerle, davalı işverenin sağlık yardımlarından sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Mahkemenin manevi tazminata ilişkin kararının Onanmasına,
2- Maddi tazminat olarak hüküm altına alınan bölümünün yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 375.000.000 lira Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 5.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy