(2004 S. K. m. 96, 97/a) (1086 S. K. m. 299)
Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı Alacaklı vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Filiz Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davaya konu mahcuz eşyalar karı koca olan davacı 3.kişi ile borçlunun birlikte oturdukları evde haczedildiğinden İİK. nun 97/a maddesi hükmünde ön görülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Bu kanuni karinenin aksinin davacı tarafından güçlü ve kesin delillerle ispatlanması gerekir.
Davacı kadının gelir ve kazancı olduğu kanıtlanmamıştır. Bu nedenle davaya konu ve faturaları ibraz edilen hacizli malları satın aldığı yolundaki iddia inandırıcı değildir. Her zaman istenilen kişi adına düzenlenmesi olanaklı bulunan faturalara bu sebeple değer verilmez. Bundan başka adi nitelikteki taksim sözleşmesi de HUMK. nun 299/1. maddesi uyarınca alacaklının haklarını etkilemez. Kaldı ki, davacının annesinin ölümünden sonra eşyaların tek çocuk olan davacının evine taşındığı, baba ile kızın birlikte oturdukları bir kısım tanıklar anlatımı ile sabittir. Bu halde ölen babanın tek mirasçısı kızı ile miras taksim sözleşmesi yapmış olması da inandırıcılıktan uzaktır.
Ayrıca bir evdeki hemen hemen bütün malların koca yerine kadına ilişkin olduğu iddiası da hayatın olağan akışına uygun değildir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz eden davalı Alacaklıya iadesine 27.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy