(818 S. K. m. 45, 47)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, dava konusu olayın SSK' Kurumunca iş kazası sayılıp sayılmadığının, sayılmış ise buna ilişkin müfettiş raporu ve eklerinin bulunup bulunmadığının, yine dava konusu olay nedeniyle davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığının var ise maluliyetinin kesinleşip kesinleşmediğinin ayrıca iş kazası nedeniyle davacıya SSK'ca geçici işgöremezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin ve iş kazası nedeni ile gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığı görülmektedir.
Şu halde yukarıda belirtilen hususlarda araştırma yapılıp sonucunda davacının iş kazası sonucu malul kaldığı ve maluliyetinin kesinleşmesi halinde davacıya gelir bağlandığının veya geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğinin saptanması halinde, tazminat hesabında bu hususların dikkate alınacağının gözardı edilmemesi gerekir.
Kaldı ki tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli oran ücretin Esas alınarak sırasıyla maluliyet oranı, kusur oranı ve Kanuni nedenler indirimi yapıldıktan sonra SSK'ca bağlanan peşin sermaye değerinin veya geçici iş göremezlik ödeneğinin indirilmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi gerekir. İndirilecek peşin sermaye değerinin ise, hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte bulunan katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerindeki artışları da içeren peşin sermaye değeri olması gerektiği kuşkusuzdur.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 4.3.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy