(2004 S. K. m. 96)
Dava: Davacı (3. K) N. T. vekili Avukat A. Ş. ile davalı (Alacaklı) Ş. D. vekili Avukat M. A. aralarındaki istihkak davası hakkında Ankara 10.İcra Mahkemesinden verilen 18.11.2003 tarih ve 445/687 S. kararın temyizine dair dilekçenin, temyiz kesinlik sınırı sebebiyle Reddine ait Dairemizin 24.2.2004 tarih ve 12106/1517 S. ilamına karşı davacı (3. kişi) vekili tarafından süresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 3. kişi haczedilen ev eşyalarının kendisine ilişkin olduğunu ileri sürerek istihkak iddiasında bulunmuştur. Bu yönüyle uyuşmazlık İİK. nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece 3. kişinin davasının reddine karar verilmiştir. Dava konusu hacizli malların değeri 2.550.000.000 TL. olmasına rağmen dairemizce maddi yanılgı sonucu 1.700.000.000 TL. olduğu ve karar tarihi itibariyle hükmün kesinlik niteliği taşıdığı gerekçesiyle 3. kişinin temyiz isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava konusu hacizli malların değeri 2.550.000.000 TL. olduğundan karar tarihi itibariyle hükmün kesinlik niteliği taşımadığı anlaşılmakla 3. kişinin karar düzeltme istemi kabul edilerek işin esasına geçildi.
Davacı 3. kişi borçlunun annesidir. Takip borçlusu davacı 3. kişinin oğlu H. İ. A.tarafından takip mesnedi senedin bedelsizliğine ait Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/388 esas S. dosyası ile menfi tesbit davası açılmış olup henüz derdesttir. Öte yandan takip alacaklısı Ş. D. ve arkadaşları hakkında sanıkların belirli bir ilişki içinde birlikte H. İ. A. isimli kişiye karşı baskı ve tehdit yoluyla söz konusu evin devrini yaptırdıkları ve onu borçlandırdıkları yolundaki eylemlerinin toplanan delillerle birbirini teyit eder mahiyette bulunması nedeniyle Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddi yolundaki kararı kaldırılarak koğuşturma açılması yolundaki Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 2002/5719 E. ve 2003/6418 K. S. 6.10.2003 tarihli ilamı gereğince takip alacaklısı hakkında herhangi bir koğuşturma açılıp açılmadığı yolunda bir araştırmanın yapılmadığı da anlaşılmaktadır.
Senedin bedelsizliği nedeniyle açılan menfi tesbit davasının lehe sonuçlandırılmasının ve takip alacaklısının dosya borçlusuna baskı ve tehdit yoluyla borçlandırıldığının sabit olması halinde takibin iptal olacağı dolayısıyla haczin kalkıp davanın konusuz kalacağı açıktır.
Bu halde mahkemece yapılacak iş; dosya alacaklısı hakkındaki ceza koğuşturmasının ve açılan menfi tesbit davasının sonucunu belirlemek ve bu davaların sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Hal böyle olunca hükmün anılan gerekçelerle bozulması gerekirken maddi yanılgı sonucu bu yön gözardı edildiğinden karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 24.2.2004 tarihli kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı 3. kişinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile 24.2.2004 tarih ve 2003/12106 E., 2004/1517 K. S. kararın kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde karar düzeltme isteyene iadesine 28.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy