(6183 S. K. m. 102, 103/4) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, kurum tarafından gönderilen 27.05.2003 gün ve 76154 sayılı ödeme emrine konu borcun ve takibin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat S.B. ile karşı taraf vekili Avukat N.E. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B.M.Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının sair aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava nitelikçe taşeronun prim borcu nedeniyle asıl işveren olan davacıya gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Takibe konu borcun mahiyeti, davacının üst işveren olduğu, ödeme emrine konu alacağın miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık takibe konu kurum alacağına zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 6183 Sayılı Yasanın 102 ve 103. maddeleridir. 6183 Sayılı Yasanın 102. maddesine göre "Kamu alacağı vadesinin rast1adığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmez ise zamanaşımına uğrar." Dava konusu olayda takibe konu prim alacağı 1995 yılının 11, 12 ayları ile 1996 yılının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9. aylarıdır. Bu yönüyle takip konusu alacak da 1995 yılı 11. ay prim alacağının 01.01.1996 tarihinden kalan bölümün ise 01.01.1997 tarihinden itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacağı açıktır. Dava konusu ödeme emri 04.06.2003 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. Bu tarihten ve zamanaşımı oluşmadan önce gerek davacı asıl işverene gerekse dava dışı prim borçlusu taşeron M. İnş. Ltd. Şti.'ne zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Öte yandan zamanaşımını kesen haller 6183 Sayılı Yasanın 103. maddesinde açıkça sayılmış ve sınırlandırılmış olup yorum yoluyla bunların genişletilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca 6183 Sayılı Yasa'nın 103/4. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak "ödeme emrinin tebliği" yerine "ödeme emrinin düzenlenmesinin" zamanaşımını kesici işlem olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara 6183 Sayılı Yasanın 103. maddesi kapsamında zamanaşımını kesici bir işlem olmadığına göre kurum alacağının tamamının zamanaşımına uğradığını kabul etmek giderek davanın kabulüne karar vermek gerekirken 6183 Sayılı Yasanın 103. maddesine aykırı, zamanaşımını kesen işlemleri yorum yoluyla genişleten yazılı gerekçelerle davanın kısmen reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 375.000.000.- Lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacı ya iadesine, 05.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy