(506 S. K. m. 2) (2925 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 1.1.1986-14.3.2002 tarihleri arasında davalılardan işverenlere ilişkin işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tesbitiyle, 1.12.1988-14.3.2002 tarihleri arasında Bağ-Kur Tarım sigortalısı olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı; davalı Şükran Keskin ve arkadaşları murisi Nurettin Ekinci ve daha sonra bu davalılar yanında 1.1.1986-14.3.2002 tarihleri arasında hizmet akti ile çalıştığının tesbiti ile 1988 gününden itibaren tescil edilmiş Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının 14.3.1987-14.3.2002 tarihleri arasında 2925 s. Yasa'ya tabi tarım sigortalısı olduğunun tesbiti ile Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edilmesine karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve kanuna uygun bulunmamıştır.
Davanın kanuni dayanaklarını oluşturan 506 s. Yasa'nın 2. madde 2925 s. Kanun ve 2926 s. Kanun koşullarını somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
506 s. Yasa'nın 2. maddesine göre, bir kimsenin sigortalı, sayılabilmesi için bir veya birkaç işveren nezdinde eylemli şekilde hizmet akdine dayalı çalıştığının saptanması zorunludur. Hizmet akdinin unsurları ise belli bir işverene zaman ve bağımlılık unsurlarına göre çalışma esasına göre belirlenmiştir. Bağımlılıktan amaç bir işverenin göstereceği işi, onun emir ve talimatına göre yerine getirmek ve işverenin buyruğu altında bulunmaktır. Bu işin belirli bir zaman kesidi içinde yerine getirilmesi ve yerine getirmek üzere hazır vaziyetle beklemek, hizmet akdinin zaman unsurunu oluşturur.
Somut olayımızda, davacının bütün işlemlerini tarla sahiplerinin emir ve talimatı ile onları buyruğu altında yerine getirdiği ispatlanmamıştır. Aksine bu işlemlerin tamamının davacının kendi insiyatifleri doğrultusunda yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının yaptığı işin özelliğine göre 506 s. Kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Öte yandan davacının 2925 s. Yasa'ya tabi Tarım sigortalısı sayılmasına da olanak yoktur. Anılan Yasa'nın 2. maddesi kapsamında yukarda ifade ettiğimiz biçimde bir hizmet akti söz konusu olmadığından bu Kanun koşullarını da taşımamaktadır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının tarım alanında kendi adına ve hesabına bağımsız çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu halde, davacının 2926 s. Yasa'ya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılık koşullarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim 1.12.1988 gününden itibaren davalı Bağ-Kur tarafından tescili de yapılmıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığın geçerli olduğunun kabulü ile davacının davasının reddi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlerden işverenlere iadesine 05.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy