(1086 S. K. m. 438/7)
Dava: Davacı, 2925 sayılı Yasaya göre tarım sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2925 sayılı Yasa kapsamında tarım sigortalılığının geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Dairemizin 2002/7711 Esas ve 2002/8462 Karar sayılı ilamında ve Mahkemenin bu ilama uyarak verdiği kararında maddi yanılgı sonucu davacının 1985 ila 2001 yılları arasındaki sigortalılık süresi ile ilgili olarak 1985-1986 yılları ile beraber 1987 yılına ait primlerini de süresinde ödemediği belirtilmiş ise de 1987 yılına ait primini süresinde ödemiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Maddi yanılgı sonucu verilen kararların, taraflar yönünden usulü kazanılmış hak durumunu oluşturmayacağı, giderek, her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Ancak Mahkeme kararının hüküm fıkrasına, 1987 yılına ait sigortalılığın da geçerli olduğunun eklenmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararı bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
3- Öte yandan dava tarihindeki koşullar itibariyle ve davacının SSK'daki şahsi dosyasında mevcut son tahsis talep tarihi olan 27.8.2001 tarihi dikkate alındığında ( 1987 yılı sigortalılığı dahil edildiğinde bile ) 3600 prim ödeme gün sayısının bulunmadığı ve tahsise hak kazanamadığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen 12.8.2003 tarihli hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak tahsis talebinin reddine dair Kurum işleminin yerinde olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan "davacının müracaatı üzerine 3600 günü bulunmadığından tahsis talebinin reddi işleminin yerinde olmadığına, 1988, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 yıllarına ait prim ödemelerinin geçerli olduğuna" rakam ve sözcüklerinin silinerek, yerine "dava tarihindeki koşullar dikkate alındığında davacının, SSK'daki şahsi dosyasında mevcut son tahsis talep tarihi olan 27.8.2001 tarihi itibariyle tahsise hak kazanamadığının tespitine ; 1987, 1988, 1990, 1991, 1992, 1993, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 yıllarına ait prim ödemelerini süresinde yaptığından bu yıllara ait 2925 Sayılı Yasaya tabi sigortalılığının geçerli olduğuna" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 20.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy