(2004 S. K. m. 96, 97/A)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın davalı (alacaklı) vekilince Onama talebiyle duruşmalı olarak, davacı (3.Kişi) vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı (alacaklı) vekili Avukat Ali Gayıranıl geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK.'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu menkul mallar; borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste 9.1.2004 tarihinde haczedilmiştir. İİK.'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Yasal karine aksinin her türlü delille ispatlanması olanaklıdır.
Borçlu ve 3. şahıs şirketler arasında organik bağ bulunduğu sabit olmakla birlikte; her iki şirketinde kuruluşu borç doğumundan çok öncedir. Davacı şirket; hacizli mallara ait olduğu iddiası ile yine eski tarihli faturalar ibraz etmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; ibraz edilen faturaların dava konusu hacizli mallara uygun olup olmadığı saptanarak; aynı nitelikte olduğu saptandığı takdirde, borçlunun ve 3.şahıs şirketin tacir olmaları nedeniyle tutmakla yükümlü oldukları ticari defterlerinde faturaların, envanterlerinde hacizli malların kayıtlı olup olmadığı, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak; alınacak rapor sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Salt organik bağın mevcudiyeti, tüm işlemlerin muvazaaya dayandığının kanıtı olamayacağından; yasal mülkiyet karinesinin aksinin kanıtlanması halinde davanın kabulü gerektiği açıktır.
Bu maddi ve hukuki olgular karşısında; mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davacı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy