(506 S. K. m. 79) (2926 S. K. m. 2, 3, 5, 7, 9, 10, 36) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 1.3.1991 gününden itibaren zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı, 01.03.1991 gününden itibaren 2926 S. Yasa'ya göre tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, davanın kanuni dayanağını oluşturan 2926 S. Yasa'da 506 S. Yasa'nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ait bir düzenleme mevcut değildir.
Somut olayda, davacı 14.02.1995 günlü giriş bildirgesi ile davalı Kurum tarafından 01.03.1995 gününden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir. Ayrıca, 2926 S. Yasa'nın 7. maddesi hükmüne göre, bu kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan kanunun 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içerisinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükümü getirilmiştir.
Ancak, dosya içinde mevcut Turhal Şeker Fabrikası'ndan gelen ekici bordrosu içeriklerinden davacıyla ilgili olarak 1995 yılı döneminden itibaren Bağ-Kur prim tevkifatları yapıldığı anlaşılmaktadır. 2926 S. Yasa'nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan kanunun uygulanma gününde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip, kaçınmak mümkün değildir. Her ne kadar, aynı kanunun 5. maddesi hükmünde, kanuni süre içerisinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı öngörülmüş ise de, re'sen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu kanun kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde Kurum'a kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum'ca re'sen yapılması gerekmektedir. 2926 S. Yasa'nın 36. maddesi kapsamında Kurum'un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen biçimde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur'a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum'a başvuru olmasa dahi bahse konu şekilde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Davaya konu olayda da, davacının 1995 yılı dönemindeki tarımsal faaliyetine ait olarak primleri ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek adına Bağ-Kur hesabına yatırılmıştır. Bağ-Kur'un iş bu prim ödemesine rağmen, sigortalıyı re'sen kayıt ve tescil etmemesi kanunun kendisine yüklediği re'sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Davalı Kurum'un Anayasa'dan kaynaklanan sosyal güvenlik görevini gereği gibi yapmamasının sonuçlarının sigortalıya yükletilerek, davacının bu süredeki sigortalılığının geçersiz sayılması Medeni Kanun'un 2. maddesinde ön görülen genel nitelikteki afaki iyi niyet kuralları ile de bağdaşmamaktadır.
Öte yandan, 2926 S. Yasa'nın 10. maddesine göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın kanuni karinesi olan belge ve kayıtların da davacı adına bulunduğu ortadadır. Bu durumda, davacıdan ilk Bağ-Kur primi kesintisinin (tevkifatın) tarih ve ay da belirtilmek suretiyle hangi tarihte yapıldığının Turhal Şeker Fabrikası'ndan sorularak verilecek cevaba göre davacıyla ilgili olarak ilk Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy