(818 S. K. m. 50, 125, 332/2) (506 S. K. m. 11)
Dava: Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki delillerle, karardaki gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, oğlu S.Y.'nin kooperatif inşaatında 31.7.1986 tarihinde çalışırken oluşan iş kazası sonucu öldüğünü, Ankara 8. İş Mahkemesinin 1996/1256 esas sayılı dosyasıyla davalılar hakkında açılan ve sonuçlanan tazminat davasında saptanan ve tahsiline karar verilen miktardan kalan fark tazminat tutarı olan 1.840.433.975 TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı C. Çapraz süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı savunmasında bulunmuş, diğer davalı N. Ağaç davaya cevap vermediği gibi davayı da takip etmemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı yanca temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı oğlunun iş kazası sonucu ölümü nedeniyle ilk davada saptanan maddi tazminattan kalan fark tazminatın davalılara ödetilmesine ilişkindir. 31.7.1986 tarihinde S.Y.'nin ölümüyle sonuçlanan iş kazasında yüklenici dava dışı babası İ. Yüksel'in %70, yardımcılar N. Yüksek ve R. Yüksel'in %10'ar, şantiye şefi N. Ağaç'ın %10 kusurlu oldukları, C. Çapraz'ın kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, Ankara 8. İş Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 1996/1256 - 2000/1090 sayılı ilamı ile saptanmıştır.
Davada çözümlenmesi gereken sorun, davalı C. Çapraz tarafından ileri sürülen zamanaşımı savunmasından, böyle bir savunma ileri sürmeyen diğer davalı N. Ağaç'ın yararlanıp yararlanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bir iş kazası sonucu ölen işçinin hak sahiplerince işverene karşı açılacak tazminat davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. ( BK m. 125, 332/2 ) Zamanaşımı savunması ( defi ) davalının borçlu bulunduğu, bir borcu yerine getirmekten kaçınma olanağı sağlayan kişisel bir haktır. Bu nedenle sadece ileri süren taraf yararlanabilir. İleri sürülmezse mahkemece kendiliğinden gözetilemez. Bu nedenledir ki, davalılardan birisi tarafından ileri sürülen zamanaşımı savunması aralarında dayanışmalı sorumluluk olsa bile, ileri sürmeyen diğer davalı veya davalılar yararlanamaz.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; Dava 28.02.2001 tarihinde açılmıştır. Kendisine uzun süre dava dilekçesi tebliğ edilmeyen davalı C. Çapraz vekili 23.1.2003 tarihli cevap dilekçesiyle süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunduğundan, bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğrudur.
Diğer davalı N. Ağaç ile davalı C.Çapraz davacıya karşı dayanışmalı olarak sorumlu iseler de N. Ağaç zamanaşımı savunmasında bulunmadığından diğer davalının zamanaşımı savunmasından yararlanamaz. Bu durumda, davacının davalı N. Ağaç hakkında açtığı davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.2.2005 günüde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy