(4857 S. K. m. 92) (506 S. K. m. 130)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat Boran Çiçekli ile karşı taraf vekili Avukat Yaşar Gürkan geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava nitelikçe iş kazası sonucu meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece kazanın, davalı işverene ait işyerinde değil başka bir inşaatta çalışırken meydana geldiğinden bahisle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki bu sonuca noksan araştırma ve inceleme sonucunda verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının olay tarihinde davalı işyerinde sigortalı olduğu işverence kuruma verilen işe giriş bildirgesinden anlaşıldığı gibi, işveren vekili dahi sigorta müfettişi ile birlikte tuttukları tutanakta kendi işyerlerinde kaza geçirdiğini vurgulamıştır. Dosya içerisinde mevcut gerek sigorta gerekse iş müfettişince düzenlenen raporlarda işveren olarak davalı Yusuf Yiğitalp gösterilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 92/son ve 506 sayılı Yasanın 130. maddeleri gereğince gerek iş müfettişleri gerekse SSK müfettişlerince düzenlenen tutunaklar aksi sabit olana kadar geçerlidir. Bir kısım tanıklarda işverenin Yusuf Yiğitalp olduğunu söylemiştir. Hal böyle olunca da salt kazanın Mehmet Ali Gedik'e ait arsa üzerinde yapılan ruhsatsız inşaatta meydana geldiğinden bahisle husumet yokluğu sonucuna ulaşılması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, belediyeden ruhsatsız yapı yaptıranlarla ilgili işlem yapılıp yapılmadığı, ruhsatsız inşaatlarla ilgili sonradan ruhsat alımı için başvuruda bulunulup bulunulmadığı araştırılmak gerektiğinde arsa sahibinin bilgisine başvurulmak, müfettiş tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli olduğu gözardı edilmemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy