(506 S. K. m. 6, 60)
Davacı, 1968 yılı 3.döneme ilişkin 1 günlük sigortalılığının tespitiyle 29.8.2002 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile 29.8.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 20.8.1968 olduğunun tespitine, yaşlılık aylığı talebinin ise reddine karar vermiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının 20.8.1968 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığı bordro tanığının beyanı ile de kanıtlandığından sigortalılık başlangıç tarihinin 20.8.1968 olduğuna ilişkin karar doğrudur.
Ancak yaşlılık aylığına ilişkin istemin reddedilmesi sonucuna ise eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır. Davacının 4999 prim ödeme gün sayısının bulunması (5000 prim ödeme gün sayısının bulunmaması) nedeniyle tahsis talebinin reddine karar verilmiştir. Yaşlılık aylığı talebinin sosyal güvenliğe ilişkin, koşulları re'sen araştırılması gereken anayasal bir hak olduğu ortadadır. Kurum ile davacı arasındaki mevcut dava konusu uyuşmazlığın sosyal güvenlikle ilgili mevzuat doğrultusunda sonuca bağlanması ve böylece ileride aynı konuda çıkabilecek bir çekişmenin de önüne geçilmesi gerektiği dikkate alınarak davacının yaşlılık aylığı talebi konusunda yasal koşulların oluşup oluşmadığı yöntemince, re'sen araştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekir. Somut olayda davacı, askerlik borçlanması yaparken Askerlik Şubesinin hatalı olarak askerlik süresini 3 gün eksik bildirmesi üzerine, anılan borçlanmayı 3 gün eksik yapmıştır. Öte yandan davalı Kurum kayıtlarına neden intikal ettirilmediği araştırılmayan dava dışı YSE'nin 1968 yılının 3.dönem bordrosunda davacının, bordro tanıklarınca da doğrulanan 32 günlük çalışması daha görünmektedir.Yapılacak iş, 32 günlük bu çalışmanın Kurum kayıtlarına neden intikal ettirilmediği araştırılmak, gerekirse 3 günlük eksik askerlik süresini borçlandırmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy