(506 S. K. m. 11) (4721 S. K. m. 404/2) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Davacının iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan A. M. San. Tic. A.ş. hakkındaki davanın reddine, 167.591.485.266.-lira maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalılardan O. M. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve O. S. vekillerince istenilmesi ve davalılardan O. M. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve O. S. vekillerince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 2.11.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan O. M. İnş. San. Tic. Ltd. şti. ve O. S. vekilleri Avukat C. O. ile karşı taraf vekili M. A. geldiler. Diğer davalı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava ve taraf ehliyeti Kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen göz önünde tutulur.
Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tespit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2. maddesi gereğince davaya bakan Mahkemece kişinin ikametgahı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbar da bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmek gerekir. Somut olayda davacının sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesine yönelik SSK Başkanlığı Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince düzenlenen birden çok kurul raporunda davacıda "post travmatik kronik organik hezeyanlı bozukluk" tespit edilip psikiyatrik yönden çalışamayacağına karar verilmiştir. Hal böyle olunca davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davacı ve davalı yararına takdir edilen 375.000.000'er lira duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 2.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy