(1479 S. K. m. 24, Ek. m. 20) (507 S. K. m. 5, 119)
Dava: Davacı, yaşlılık aylığından kesilen sosyal güvenlik destek primi kesintisinin iptaline ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, yaşlılık aylığından kesilen sosyal güvenlik destek primi kesintisinin yerinde olmadığından iptali ile yapılan kesintinin iadesini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendi adına bağımsız faaliyetine son verdiği ve destek priminden muaf olduğuna karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile ulaşılmıştır.
Gerçekten, 25.8.1999 gün ve 4447 sayılı Yasa'nın 38.maddesi ile 1479 sayılı Yasa'ya ek 20.madde olarak eklenen madde içeriğine göre yaşlılık aylığına hak kazanan daha sonra çalışmaya devam eden ve çalışmaya başlayanların başlama tarihinden itibaren % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesileceği öngörülmüştür.
Dava konusu olayda; kendisine 1.4.1997 tarihinden yaşlılık aylığı bağlanan davacı bağımsız çalışmasını beyan ve vergi kaydı ile de doğrulandığı üzere 31.8.2001 tarihine kadar sürdürdüğünü kabul ettiği halde, anılan yasanın yürürlük tarihi olan 25.8.1999 ila 31.8.2001 tarihleri arası sosyal güvenlik destek primi kesintisinden açıkça sorumlu olduğu, 31.8.2001 tarihinden sonra da bağımsız çalışmasını oda ve esnaf sicil kaydına rağmen 29.3.2004 tarihine kadar sürdürüp sürdürmediği incelenmeden sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten davacının vergi kaydı 31.8.2001 tarihinde sona erdiği belirtilmiş ise de, Esnaf Sicil kaydı ile oda kaydının 2004 yılına kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalılık statüsünün oluşması için Esnaf Sicil memurluğu veya usulüne uygun oda ( meslek kuruluş ) kaydı yeterlidir. Özellikle 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Yasası açısından 5 ve 119.maddeler gereğince Esnaf ve Sanatkarlar sicili bağımsız çalışma yönünden bir yasal karinedir. Bu yasal karinenin aksi kanıtlanmadıkça dikkate alınması zorunludur. Yasal sistemde vergi kaydından muaf bağımsız çalışanların çalışmaları mümkün olup sicil kaydına dayalı olarak esnaf kabul edilmeleri mümkündür.
Açıklanan bu yasal ve maddi olgular gereğince mahkemece yapılacak iş;
a )Davacının beyanı ve vergi kaydı ile de bağımsız çalışmanın devam ettiği 25.8.1999 ila 31.8.2001 tarihleri arası döneme ilişkin sosyal güvenlik destek primi kesintisi yerinde olduğundan bu döneme karşılık gelen prim ve cezanın iptali talebinin reddine,
b )Davacının vergi kaydının silindiği ancak esnaf ve sicil kaydının açık olduğu 31.8.2001 ila 29.3.2004 tarihleri arasında ise, bağımsız çalışmasını sürdürüp sürdürmediğini araştırmak, bu yönde tüm deliller toplanıp gereğinde yerel yönetim esnaf ve oda kuruluşlarından araştırma yapmak, zabıta kanalı ile dahi bağımsız çalışmanın devam edip etmediğini sormak, bu alanda gösterilecek sözlü kanıtlardan da yararlanarak sonucu uyarınca bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde eksik incelemeye de dayalı verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy