(818 S. K. m. 53) (4857 S. K. m. 77)
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen davanın reddine ait hükmün süresi içerisinde temyizen tetkiki davacılar vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.11.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat Mustafa Aydos geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı tarih Tetkik Hakimi B.Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Zararlandırıcı sigortala olayına maruz kalan işçinin olay tarihinde hat başında elektrik arızasına müdahale için kuruma ilişkin araçtan merdiven indirmek isterken merdivenin üstten geçen havai hatta teması ile yüksek gerilime maruz kalarak öldüğü dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Yasasının 77. maddesinin açık buyruğudur.
Mahkemece ceza yargılaması sırasında alınan ve kazalıya 8/8 oranında kusur verilen 2.1.2004 günlü kusur bilirkişi raporu karar esas alınmıştır.
Ne var ki hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Yasasının 77. maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve işgüvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir şekilde incelemek suretiyle hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da, kusur raporunun, İş Yasasının 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Aynı olayla ilgili olarak iş müfettişince mahallinde inceleme yapılarak düzenlenen raporda işverene %75 kazalıya ise %25 kusur verildiği görülmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı şekilde ve özellikle ceza hukukunun sorumluluğa ait hükümleri ile özel hukukun sorumluluğa ait hükümleri arasında unsurlar açısından farklılık olduğu cezai sorumluluk için kasti veya ihmali bir davranış biçiminin gerçekleşmesi gerekli olduğu durumda özel hukuk da her zaman kasd ve kusur unsurlarının bulunmasının zorunlu olmadığı, BK.nun 53. maddesi gereğince hukuk hakiminin ceza davasında saptanmış kusur oranlarıyla bağlı olmadığı ceza davasında tespit edilen maddi olgunun sigortalının ölümünün iş kazası sonucu meydana geldiği ile sınırlı olduğu göz ardı edilerek beraatla sonuçlanan ve kesinleşen ceza davasındaki kusur durumunun bağlayıcı olacağından bahisle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarda açıklandığı şekilde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek, ceza davasında alınan kusur durumunun bağlayıcı olmadığını gözönünde tutmak ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy