(506 S. K. m. 10, 11)
Dava: Davacı murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, iş kazası sonucu ölen işçinin hak sahiplerinin uğramış olduğu zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ölenin çocuğu Çağlar Acar için takdiren 10.000.000.000.-TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazla manevi tazminat talebinin, ayrıca maddi tazminat talebinin tümden reddine ve diğer davacılar yönünden verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin 29.09.2004 gün ve E:2004/3642, K:2004/4289 sayılı kararı ile zaptın 30.12.2003 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olmasından dolayı mahkeme ilamı bozulmuş olup, diğer davacılar yönünden kesinleşmiş bir karar yoktur. Bu durumda, konuyla ilgili 10.4.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, kısa karar ile gerekçeli karar aykırılığının giderilmesi suretiyle tüm davacılar yönünden gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, bozma ilamı yanlış değerlendirilerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy