(506 S. K. m. 79/8)
Davacı M.Nezir Alphan vekili Avukat Veysi Alphan ile davalılar (Alacaklı) 1- SSK.Bşk. vekili Avukat Süheyla Edecin 2- Emine Erkaslan aralarındaki tespit davası hakkında Diyarbakır İş Mahkemesinden verilen 13.4.2004 gün ve 469/147 sayılı kararın Bozulmasına ilişkin Dairemizin 25.10.2004 gün ve 5556/9180 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili 8.12.2004 tarihli dilekçesi ile Dairemizin 25.10.2004 gün 2004/5556 Esas 2004/9180 Karar sayılı bozma kararında açık maddi hata bulunduğundan bahisle kararın düzeltilmesini istemiştir.
İş Mahkemelerince verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki Yargıtay Onama ve Bozma kararlarında açıkça maddi yanılgının bulunması halinde dosyanın yeniden incelenmesi Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
İncelenen dosya ile belgelerden dairemizce işbu dava dosyasının 2004/5556 E-9180 K. Numarası ile 1.11.2004 günü incelendiği davacının hizmetinin tespitine dair hükmün "25.2.1980 işe giriş tarihinden önceki dönem yönünden 506 sayılı yasanın 79/8 maddesinde yazılı hak düşürücü süre geçtiği" gerekçesi ile bozulduğu, ancak karar bilgisayar ile yazıldığı sırada dosya numaralarının birbirine yakın olması nedeniyle başka bir dosyaya ait (25.10.2004 gün ve 2004/5566 E-8849 K.Sayılı) bozma ilamının maddi yanılgı ile karar altına yazıldığı anlaşılmış ve açık maddi hatanın düzeltilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Dairemizin önceki bozma kararı başka bir dosyaya ait bulunduğundan davacı vekilinin isteminin kabulü ile bozma kararının kaldırılmasına,
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
3-25.2.1980 tarihinden önceki hizmetlerin tespiti istemine gelince, 506 sayılı yasanın 79/8 maddesi hükmünce, kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın tespiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Öte yandan, davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesi veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği ortadadır.
Dosyadaki belgelere göre; davacının 25.2.1980 tarihinde işe giriş bildirgesi ile davalı işyerinde çalışmaya başladığı, davanın 27.12.2002 tarihinde açıldığı 25.2.1980 tarihinden önceki 55 günlük süre yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlası ile geçtiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy